Tasavvufta Havf ve Recâ (Korku ve Ümit) Anlayışı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Mehmet Mansur Gökcan

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HAYRİ KAPLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Havf korku, recâ ise ümit anlamına gelmektedir. Havf da recâ da, ileride başa gelecek şeylerle ilgilidir. Havf, cehennemdeki cezadan çok cezayı verecek olan Allah?tan korkmaktır. Recâ için de aynı şey söz konusudur: Recâ, cennetteki nimetlerden çok bu nimetleri verecek olan Allah?ın affından ümitvar olmaktır. Allah korkusu diğer korkulardan farklıdır: Bir şeyden korkan, korktuğu şeyden kaçar fakat Allah?tan korkan Allah?a sığınır. Çünkü Allah?tan başka koruyacak güç olmadığını bilir. Havf, saygısından dolayı Allah?tan çekinen bir kimsenin korkusudur. Bu korku; pişmanlığa, mahcubiyete ve utanmaya dayalı bir korkudur. Havfta da recâda da Allah?a yakın olmak kişiyi istediği sonuca ulaştırır. Allah, kendisine yakın olan kimseleri sevdiğini ve sevdiği kimse kendisinden bir şey isterse vereceğini ve onu koruyacağını vaat etmektedir. Havf, korku yoluyla günahtan uzaklaştırırken recâ, cennete ve oradaki mükâfatlara teşvik ederek günahtan uzaklaştırır. Dolayısıyla havfın da recânın da günahtan uzaklaştırdığı ve Allah?a yaklaştırdığı görülmektedir. Havf ve recâ sahibi, tevbeyle günahlardan uzaklaşılırken, ibadetlerle de Allah?a yönelir. Havf ve recâ, birbirinin zıttı değil birbirinin tamamlayıcısıdır. Müminin havf ve recâsının, kuşun iki kanadı ve terazinin iki kefesi gibi birbirine denk olması gerekir. Müminin dinî hayatının sağlıklı ve dengeli olması, havf ve recâsının dengeli olmasına bağlıdır.