Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Polikliniğinde tanı alan veya takibe giren kalıtsal metabolik hastalığı olan hastaların tanılarının, klinik ve laboratuar bulgularının analizi ile takip sonuçlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2012

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: adem kara

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): H.NESLİHAN ÖNENLİ MUNGAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Polikliniğinde tanı alan veya takibe giren kalıtsal metabolik hastalığı olan hastaların tanı alma ve tedavi süreçleri ile prognozları incelendi.Bu yolla geniş bir intervali olan ve akraba evliliğinin çok yoğun olduğu bölgemizin; kalıtsal metabolik hastalık profilini, hastaların tanı alma yaşlarını, tedavi alabilme ve tedaviye uyum oranlarını ve prognozlarını görerek; bundan sonra yapılması planlanan bölgesel veya ulusal düzeydeki tarama proğramlarına ışık tutabilmeyi hedefledik. Belli metabolik hastalık gruplarında ülke içindeki oranlarımız ile bölgemizin önemini vurgulamayı amaçladık.Gereç ve yöntem: 2009 yılından itibaren şüpheli ulusal yenidoğan tarama sonuçları nedeniyle polikliniğimize başvuran 1112 bebeğin, polikliniğimizde takipli 747 fenilketonüri ve 51 mukopolisakkaridoz, 48 Organik Asidemi, 21 Gaucher, 9 Fabry, 14 Nieman Pick, 16 sistinozis hastasının dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların doğum tarihi, başvuru yaşı, başvuru nedenleri, tanı yöntemleri, aile öyküleri, ebeveyn akrabalığı, takip süreleri, tedavi durumları, mental motor gelişim düzeyleri, tedaviden fayda görme oranları ve bununla ilgili olabilecek demografik özellikleri incelendi.Bulgular: Tarama programı ile fenilketonüride erken tanının mümkün hale geldiğini gördük. Psikomotor gelişim düzeyinin ise tarama ile erken tanı alan hastalarda çok iyi olduğunu gördük. Mukopolisakkaridoz, Organik Asidemi, Gaucher, Nieman Pick, Fabry, Sistinozis tanılarının ne kadar geç ve zor olduğunu tespit ettik. Ayrıca bu hasta grubunda takip düzeyinin yetersiz olduğu, devlet politikalarıyla öncelik ve destek verilmediği sürece bu hastalara gereken bakımın yeterli düzeylere çıkamayacağı görüldü. Aktif izlediğimiz hasta sayıları açısından ülkemizdeki diğer önemli merkezlerle kıyasladığımızda kısıtlı laboratuar imkanlarımız ve hekim sayımızın az oluşuna rağmen fenilketonüri, Gaucher, Fabry ve Nieman Pick tip C açısından ikinci Mukopolsakkaridozlar için dördüncü sırada olduğumuzu gördük.Sonuç: Çoğunluğu otozomal resesif olarak kalıtılan kalıtsal metabolik hastalıklar, ülkemizde akraba evliliği yaygın olduğu için fazladır. Bizim bölgemizde ise ülke geneline göre daha fazladır. Ülkemizdeki hekimlerin ve ailelerin bu konudaki bilgi düzeyi yetersizdir. Sağlık politikalarının kalıtsal metabolik hastalıklara yaklaşımının sadece tarama düzeyinde kalması yeterli değildir. Bu konuda sağlık politikalarının daha ileri götürülmesi gereklidir.Anahtar Kelimeler: Kalıtsal metabolik hastalık, organik asidemi, lizozomal depo hastalıkları, Gaucher, Maple Syrup Urine Hastalığı, Pompe, Nieman-Pick, Sistinozis, Biotidinaz, Fenilketonüri, Mukopolisakkaridoz, yenidoğan tarama programı, Türkiye