Acil servise başvuran adli vakaların adli ilk rapor ve adli kesin raporlarının kıyaslanması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: UFUK ÖZGÜR BALICA
Danışman: Zeynep Kekeç
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Adli olgular, adli muayenenin ilk basamağını oluşturan acil servislerde karşımıza sıklıkla çıkmaktadır. Acil serviste çalışan hekimin adli vakaların tetkik, tanı ve tedavilerinin yanı sıra detaylı muayene ile adli rapor düzenlemesi ve TCK m.280 kapsamında adli makamlara bildirmesi sorumluluğu mevcuttur. Bu çalışmada hekimler açısından çoğu zaman sıkıntı ve endişeye neden olan adli raporların düzenlenmesindeki hata ve eksikliklerin belirlenip tartışılması, bu konuda hekimlerin sorumluluklarının vurgulanması ve konuya yönelik öneriler getirilmesi amaçlandı. Yöntem: Bu çalışmaya Mayıs 2019- Mayıs 2022 arası Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı'na başvurarak geçici adli rapor alan ve daha sonra Adli Tıp Anabilim Dalı'nda kati rapor düzenlenen toplam 1556 adli olgu dahil edildi. Dahil edilen olgular trafik kazaları, iş kazaları ve diğer adli olguları (iş kazaları ve trafik kazaları haricinde kalan tüm adli olguları) kapsamaktaydı. Ön raporu olup kesin raporu olmayan hastalar ve hem karşı taraf olmaması, hem de kati rapor alma oranlarının düşük olması nedeni ile zehirlenme olguları çalışma dışı bırakıldı. Çalışmanın Mayıs 2019 - Mayıs 2021 tarihleri arasındaki hastaları geriye dönük olarak tarandı. Pandeminin adli vakalar üzerindeki etkisini daha detaylı inceleyebilmek için, giriş tarihleri Mayıs 2021-Mayıs 2022 arası olan hastalar ileriye dönük olarak incelendi. Hastalar, bu amaçla geçici adli raporlarının düzenlendiği acil başvuru tarihlerine göre Mayıs 2019-Mayıs 2020 tarihleri arasında başvuranlar Grup 1, Mayıs 2020-Mayıs 2021 tarihleri arasında başvuranlar Grup 2 ve Mayıs 2021-Mayıs 2022 tarihleri arasında başvuranlar Grup 3 olmak üzere üç gruba ayrıldı. Hayati risk durumu ve yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olup olmaması açısından Acil Tıp Anabilim Dalı tarafından verilen geçici adli raporlar ile, Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından verilen kati raporlar arasındaki uyumsuzluklar araştırıldı. Bulgular: Çalışmamızın yapıldığı dönem olan 1 Mayıs 2019- 1 Mayıs 2022 yılları arasında acil servisimize 18 yaş üstü toplam 216111 acil vaka başvurdu. Başvuran olguların %5,3'ü (n=11487) adli olguydu. Adli olguların %13'üne (n=1596) adli tıpta kati rapor yazılmıştı. İş kazalarının %5'i, trafik kazalarının %15'i, diğer adli olguların ise %14'ünün geçici raporları yazıldıktan sonra kati rapor için adli tıpa başvurdukları görüldü. Çalışmaya acil tıpa başvurup geçici rapor alan, daha sonra adli tıpa başvurarak kati raporu yazılan 449 trafik kazası, 56 iş kazası ve 1051 diğer adli olgu dahil edildi. Çalışmamızda toplam 1556 adli olgu vardı ve bu olgular acil tıpa başvuran tüm olguların %0,007'sini oluşturmaktaydı. Çalışmaya dahil edilen 1556 hastanın %71'i (n=1104) erkek, %29'u kadındı (n=452). Yaş ortalaması 35.59 ±13.56 idi. Kati raporlarla geçici raporlar kıyaslandığında, yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmaması açısından raporların %14,5'unda, hayati tehlike açısından %10,7'sinde uyumsuzluk olduğu ve yıllara göre BTM değerlendirmesi (p=0,014) ve hayati tehlike değerlendirmesi (p<0,001) uyumsuzluk oranlarının istatistiksel olarak artış eğiliminde olduğu görüldü. Sonuç: Acil servislerde Acil Hekimleri tarafından yazılan adli geçici raporlar ile Adli Tıp hekimleri tarafından daha sonra yazılan adli kesin raporlar kıyaslandığında özellikle BTM ve hayati risk değerlendirmesi konularında uyumsuzluklar görüldüğü ve hem hekim sorumluluğunun azalması hem de adaletin tesisinde önemli bir yeri olması nedeniyle adli raporların daha hızlı ve doğru şekilde düzenlenebilmesi için, bu raporları düzenleyen acil tıp hekimlerinin özellikle BTM ile giderilebilirlik ve hayati risk değerlendirmesi üzerine detaylı bir şekilde eğitim almalarının sağlanması ve acil servislerde 7/24 Adli Tıp Uzmanlarına erişim imkanının oluşturulması hem adli yargının işleyişi, hem de hekim ve hasta hakları açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Adli olgu, Geçici adli rapor, Kati rapor.