Olumsuz çocukluk yaşantıları: Okul öncesi öğretmenlerinin, eğitim yöneticilerinin ve destek personelinin farkındalık ve müdahale stratejileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İlköğretim Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYDIN OLCAY
Danışman: Özkan Özgün
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan öğretmen, eğitim yöneticisi ve destek personelinin olumsuz çocukluk yaşantılarına ilişkin farkındalık düzeylerine dair yeterlilik algılarını ve tercih ettikleri müdahale stratejilerini incelemektir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları Adıyaman il merkezinde yer alan bağımsız anaokullarında çalışan amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yaklaşımı ile seçilen 23 yönetici, 78 öğretmen ve 40 destek personeli olmak üzere toplam 141 kişiden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama araçları olarak; Öğretmen Yetkinlik Ölçeği, Olumsuz Çocukluk Yaşantıları Tespit Yeterliliği, Çocukluk Yaşantılarına Olası Müdahaleler Anketi ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Normallik testleri, geçerlilik ve güvenirlik analizlerinin ardından bulgulara ulaşmak için betimsel analizler ile Kruskal Wallis-H Testi ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Öğretmenler kendi sınıflarındaki çocukların olası olumsuz çocukluk yaşantılarını (OÇY) tespit edebilme konusunda kendilerini kısmen yeterli gördükleri bulunmuştur. Eğitim yöneticileri OÇY tespit konusunda kendilerini yeterli görürken destek personelinin ise bu konuda kendilerini yetersiz gördükleri saptanmıştır. Yapılan Kruskal Wallis-H testine göre öğretmen, eğitim yöneticisi ve destek personeli arasında olumsuz çocukluk yaşantıları tespit yeterliliği ve alt boyutları aile içi işlevsizlikleri, duygusal-fiziksel ihmal ve istismar saptama yeterliliği açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görülmüştür. Gruplar arasında cinsel istismarı tespit yeterliliği açısından anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. Bu çalışmanın amaçlarından bir diğeri okul öncesi eğitim kurumlarında çalışan personelin olumsuz çocukluk yaşantılarını fark etmeleri durumunda nasıl bir müdahale stratejisi izleyeceklerini ortaya çıkarmaktır. Eğitim çalışanlarının olumsuz çocukluk yaşantılarını tespit etmesi durumunda ağırlıklı olarak okul rehberlik servisine yönlendirme yaparak müdahalede bulunacaklarını, bildirim noktasında ise en çok okul müdürüne bildirim bulunmayı tercih edecekleri, savcılığa bildirimde bulunmanın ise en az tercih edilen bir müdahale stratejisi olduğu görülmüştür. Son olarak mesleki rolüyle ilgili zorluklarla başa çıkma yeteneğine sahip, mesleği ile ilgili akademik becerilerini geliştirmiş, değişime açık bilişsel ve sosyal olarak çevresiyle uyum içerisinde olma özelliklerinin mesleki öz yetkinlik olarak tanımlandığı bilinmektedir. Öğretmenlerin mesleki öz yetkinlikleri ile olumsuz çocukluk yaşantıları tespit yeterliliği arasındaki ilişkiye bakıldığında iki değişken arasında olumlu yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Mesleki bakımdan kendilerini daha yetkin olarak algılayan öğretmenlerin olumsuz çocukluk yaşantılarını tespit etme bakımından kendilerini yeterli gördükleri dikkati çekmiştir. Mesleki yetkinliği yüksek öğretmenlerin aile içi işlevsizlikleri, duygusal ve fiziksel ihmal ile istismarı tespit etme konusunda kendilerine daha çok güvendikleri ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Olumsuz çocukluk yaşantıları, olumsuz çocukluk yaşantılarına ilişkin farkındalık, olumsuz çocukluk yaşantılarına müdahale stratejileri, okul öncesi eğitimi, erken çocukluk dönemi