TECİL UYGULAMASININ VERGİ İCRA HUKUKU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH KARABUĞA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): NESLİHAN COŞKUN KARADAĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Değişik hüküm ve uygulama şekilleri olan tecil müessesesi, sosyal, mali, ekonomik ve teknik amaçlarla vergi hukukunda yerini almıştır. Vergi icra hukukunda da temelde mali olmak üzere farklı amaçlarla düzenlenen bu kurum, idarenin değerlendirmeleri sonucuna göre işlerlik kazanmaktadır. Vergi icra hukukunu oluşturan 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre vergi, resim, harç, ceza ve benzeri kamu gelirleri kamu alacağı kapsamı içine girmektedir. Bu nedenle 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulama alanı oldukça geniştir. Tecil uygulaması ise, söz konusu alacakların tahsili aşamasında kullanılabilecek modern bir tahsilat usulüdür. Başka bir deyişle tecil, borçluya ödeme kolaylığı getiren mükellef lehine bir düzenlemedir. Kamu borçlusu, çeşitli gerekçelerle zor duruma düşebilir. Kamu borçlusunun borcunu ödemesi veya haczedilmiş mallarının paraya çevrilmesi kendisini çok zor duruma düşürecek ise, borçlunun yazıyla talep etmesi halinde, idare tarafından belirlenen kamu alacaklarının tahsili faiz ve gerekmesi halinde teminat alınmak suretiyle ertelenebilir. Tecil uygulaması, sosyal hukuk devleti olmanın da bir gereğidir. Borcun ertelenmesi konusunda kanun alacaklı idareye, sınırları tebliğ ve iç genelgelerle belirlenen takdir yetkisi tanınmıştır. Vergi icra hukukunda yer alan tecil müessesesi, kamu borçlusuna borcunu ödemede kolaylıklar sağlaması, kamu alacağının güvenceye alınması, devletin gelir kaynaklarının kurutulmaması gibi amaçlarla denge sağlanması esasına dayanan bir kurumdur. Dolayısıyla bu yönüyle birçok vergilendirme ve tahsilat ilkesini bünyesinde barındırmaktadır. Bir kimsenin borcunun belli bir süre ertelenmesi kamu menfaatlerinin dolayısıyla kamu hizmetlerinin başlangıçta planlandığı şekliyle yürütülmesini olumsuz etkileyebilecektir. Bu nedenle kamu alacağının ertelenmesi konusunda idarenin karar verirken borçlunun durumunu kamu menfaatlerini de göz önünde bulundurarak iyi bir değerlendirmeye tabi tutması gerekir. Zira, vergilendirmede temel amaçlarından olan vergi tahsilatının gerçekleşme süresini etkilen bu kadar önemli bir kanunun uygulanmasına ilişkin düzenlemelerin ciddi bir şekilde ele alınması gerekmektedir.