Pamuktaki yabancı otların popülasyonlarının saptanması ve mısırda kullanılan bazı herbisitlerin pamuktaki fitotoksisitelerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Bitki Koruma, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CUMALİ AKSOY

Danışman: Sibel Uygur

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Herbisitlerin kültür bitkilerinde oluşturduğu yan etkilerden birisi de fitotoksisite olarak da adlandırdığımız zararlanmalardır. Herbisit sürüklenmesi, hedef dışı yanlış uygulamalar, herbisit tank kalıntısı, herbisit taşınması, uygulamadan önce kalibrasyonlarının yapılmaması, ekim nöbetinde kullanılan herbisitin bir sonraki üründe fitotoksisitesi, herbisitlerin önerilen fenolojik dönemde uygulanmaması ve uygulama esnasında çevresel koşulların uygunsuzluğu fitotoksisitelerin başlıca nedenlerindendir. Bu çalışmanın ilk aşamasında pamuk ekim alanlarında sorun olan yabancı ot türleri belirlenmiş, diğer kısmında ise mısır bitkisinde kullanılan bazı herbisitlerin farklı dozlarının yukarıda belirtilen olası durumlardan dolayı pamuk bitkisinde oluşturabileceği zararlanmaların (fitotoksisitenin), zarar miktarlarının, verim kayıplarının ve oluşabilecek simptomları tespit etmek ve araştırmak üzere yapılmıştır. 2023 yılında bölgemizde pamuk ekim alanlarında yabancı otları popülasyon yoğunluklarını belirlemek amacıyla yapılan survey sonucuda; 12 bitki familyasına ait 26 yabancı ot türü tespit edilmiş olup, en yaygın türler sırasıyla Topalak (Cyperus rotundus L.), Kırmızı Köklü Horozibiği (Amaranthus retroflexus L.) ve Çakal Kavunu (Cucumis melo var. agrestis) olarak belirlenmiştir. Fitotoksisite çalışmaları için uygulamalar pamuk bitkisi 2-4 yaprak, taraklanma başlangıcı, çiçeklenme başlangıcı dönemlerinde iken yapılmıştır. Çalışmada, 225 g/l Isoxaflutole + 90 g/l Thiencarbazone-methyl + 150 g/l Cyprosulfamide (safener), %50 Dicamba + %25 Tritosulfuron aktif maddeye sahip herbisitlerin dört farklı dozu [önerilen dozun dörtte biri (N/4), önerilen dozun yarısı (N/2), önerilen doz (N), önerilen dozun iki katı (2N)] kullanılmıştır. 225 g/l Isoxaflutole + 90 g/l Thiencarbazone-methyl + 150 g/l Cyprosulfamide (safener) uygulaması kontrol dışındaki tüm dozlarda yaprak ve bitki dokularında kloroz(sararma), bitki boy gelişiminde durma, geriye doğru ölüm, %50 Dicamba + %25 Tritosulfuron uygulaması ise kontrol dışındaki tüm dozlarda solgunluk, gövde ve yaprak saplarında nekrotik (koyu kahverengi veya kırmızı, bitki dokusu) lezyonlar, bitki gelişim geriliği, gövde kalınlaşması ve odunsu doku oluşumu, geriye doğru ölüm simptomları meydana getirmiştir. Her iki herbisitin de 2N ve N dozları, 28. gün sonunda pamuk boyları, verimi ve toprak üstü kuru aksam ağırlığı üzerinde en fazla etkili olan dozlar olarak kontrol parseli ile kıyaslandığında öne çıkmıştır. Kontrol parseline kıyasla pamuk klorofil miktarını en çok olumsuz etkileyen herbisit, Isoxaflutole + Thiencarbazone-methyl aktif maddesinin 2N, N ve N/2 dozları olmuştur. Bu dozların etkisi, istatistiksel olarak diğer uygulamalardan farklı bulunmuştur. Dicamba aktif maddeli herbisitin ise klorofil oluşumu üzerinde önemli bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle uygulamalar esnasında gerekli önlemler alınmalı ve kurallara uygun olarak herbisit uygulamaları yapılmalıdır