Investigating the developmental biology and management possibilities for two mesquite species [Prosopis farcta (Banks & Sol.) J.F. Mac.] and [Prosopis juliflora (Sw.) DC.]
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Bitki Koruma, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: ABDALLA EISA TAGALDEEN ADAM
Danışman: Feyzullah Nezihi Uygur
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çeti [Prosopis farcta (Banks & Sol.) J.F. Mac.], istilacı bir yabancı ot türü olup, genel olarak Türkiye'nin Doğu Akdeniz Bölgesindeki sulanmayan alanlarında sorun olmaktadır. Sudan Çetisi [Prosopis juliflora (Sw.) DC.] ise, Sudan'a 1990'lerin başında taşınmış olup, şu an ekim alanlarına ve doğal ekosistemlere büyük bir tehdit oluşturan istilacı yabancı ot türü haline gelmiştir. Bu araştırmada, iki Çeti türünün tohum çimlenmesi için sıcaklık gereksinimleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, P. farcta ve P. juliflora için optimum çimlenme sıcaklıklarının sırasıyla 30C ve 35C olduğu saptanmıştır. Ayrıca, ön üşütme, ön ısıtma ve tohum kesme gibi bazı mekanik ve fiziksel işlemlerin bu iki yabancı ot türünün tohumlarının çimlenmesine olan etkisi incelenmiştir. Aynı zamanda, P. farcta'nın vejetatif büyümesi, gelişmesi ve çoğalması gibi fenolojik büyüme aşamalarını tarla koşullarında çalışılarak tespit edilmiştir. Yabancı ot biyolojisi ve mücadelesinden alınan sonuçları birleştirmek amacıyla birkaç sera ve tarla denemesi yürütülerek farklı herbisitlerin P. farcta ve P. juliflora üzerindeki etkinliği incelenmiştir. Sera denemelerin sonuçlarına göre, test edilen tüm herbisitlerin iki Çeti türü için etkili kontrol sağlamıştır. Tarla koşullarında ise, Çeti üzerinde sadece 2,4-D+picloram uygulaması kabul edilebilir bir etki göstermiştir. Çetinin biyolojik mücadelesine yönelik olarak, Çeti tohumu üzerinde beslenen böceklerin Çeti üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Biyolojik mücadele çalışmalarında, Bruchid familyasına ait beş tür tanımlanııp, Çeti mücadelesi için potansiyel Biyolojik mücadele etmenleri olarak kabul edilmiştir.