Diyabetik makula ödemi tedavisinde intravitreal ranibizumab etkinliği ile prognozda etkili olduğu düşünülen oküler ve sistemik parametrelerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKSU HANDE NAZ ŞİMDİVAR

Danışman: Ayşe Nihal Demircan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Diyabetik makula ödemi (DMÖ) tedavisinde intravitreal ranibizumab etkinliği ile prognozda etkili olduğu düşünülen oküler ve sistemik parametreleri değerlendirmek. Gereç ve Yöntem: Nisan 2012-Haziran 2014 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Retina Birimi'nde DMÖ nedeniyle intravitreal ranibizumab enjeksiyonu uygulanan 109 hastanın 163 gözü retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik verileri, diyabet süreleri, diyabet tedavileri, HbA1c düzeyleri ve DMÖ için daha önce uygulanan tedavileri kaydedildi. DMÖ için intravitreal ranibizumab enjeksiyonu dışında tedavi almamış olanlar grup 1, tedavi almış olanlar ise grup 2 olarak sınıflandırıldı. Tüm hastaların enjeksiyon öncesi rutin oftalmolojik muayeneleri yapıldı. Enjeksiyon sonrası kontrollerde en iyi düzeltilmiş görme keskinlikleri (EİDGK) ve merkezi makula kalınlıkları (MMK) değerlendirilerek iki grup karşılaştırıldı. Bulgular: Grup 1'de intravitreal ranibizumab enjeksiyonu öncesinde ortalama EİDGK 0,82±0,36, grup 2'de 0,83±0,49 idi ve aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p=0,746). Grup 1'de intravitreal ranibizumab enjeksiyonu sonrasında ise ortalama EİDGK 0,67±0,38, grup 2'de 0,75±0,49 idi ve aralarında anlamlı fark yoktu (p=0,468). Enjeksiyon sonrasındaki EİDGK'de grup 1'de ortalama 0,14±0,23 (p=0,000) , grup 2'de ise ortalama 0,08±0,26'lık (p=0,025) artış olup her iki grupta da kendi içinde bu değişim anlamlı idi. Değişim miktarı açısından iki grup karşılaştırıldığında ise anlamlı bir fark olmadığı görüldü (p=0,068). Grup 1'de intravitreal ranibizumab enjeksiyonu öncesinde ortalama MMK 385,9±93,6µ (253-750), grup 2'de 407,5±101,7µ (259-850) idi ve aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu (p=0,167). İntravitreal ranibizumab enjeksiyonları sonrasında ise grup 1'de ortalama MMK 325,2±108,9µ (123-778), grup 2'de 394,9±140,5µ (150-890) idi. Grup 2'nin enjeksiyon sonrası MMK'si grup 1'den anlamlı olarak yüksekti (p=0,000). Enjeksiyon sonrasında MMK'deki değişim miktarı grup 1'de ortalama 60,8±123,1µ (397-480) olup istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0,000). Grup 2'de ise ortalama 12,7±133,1µ (298-376) olup istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=1,000). MMK'deki azalma bakımından iki grup karşılaştırıldığında grup 1'de MMK düşüş miktarı grup 2'ye göre anlamlı olarak fazlaydı (p=0,041). GK ve MMK'ye etki eden parametrelerden DM tedavisindeki farklılık incelendiğinde tüm gözler ve grup 1 için anlamlı sonuçlara rastlanmıştır. OAD kullanan hastaların enjeksiyon sonrası MMK'deki incelmeleri insülin kullananlara göre anlamlı olarak daha fazla bulundu (p=0,010). Yaş, cinsiyet, DM süresi, HbA1c düzeyi, DR evresi, PRP uygulaması ve gözün fakik/psödofakik olmasının tedavi sonrası her iki grupta da EİDGK ve MMK değişiminde etkili olmadığı gözlendi. Sonuç: DMÖ tedavi seçeneklerinden birisi olan 0,5 mg/0,05 ml intravitreal ranibizumab uygulamasının hem primer tedavi olarak uygulanan gözlerde hem de daha önceden DMÖ'ye yönelik tedavi alan gözlerde MMK ve EİDGK'ye olumlu etkilerinin olduğu gözlenmiştir. Prognozu etkilediği düşünülen oküler ve sistemik faktörlerin bilinmesi DMÖ tedavi sürecinin şekillenmesi açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Diyabetes mellitus, diyabetik makula ödemi, ranibizumab.