Myoma uterinin gebelik sonuçlarına etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: LALA ALIYEVA
Danışman: Selim Büyükkurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Uterin leiomyoma uterusun en sık görülen iyi huylu tümörüdür ve gebelikle ilişkili olması durumunda gebelik sonuçlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Son 20-30 yılda, ileri anne yaşı gebelikleri ve ilk doğumdakı anne yaşı bir çok ülkede artmaktadır. Myom varlığı, 35 yaş üstü kadınlarda anlamlı olarak ilişkili saptanmıştır. Bu tezin amacı myomu olan gebelerin prevalansı, klinik prezentasyonu ve doğumun maternal ve fetal sonuçlarını belirlemekti. Bu retrospectif cohort çalışma 24 Ekim 2014 ve 30 Haziran 2018 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dali Perinatoloji Bilim Dalı'na başvuran gebeler arasında yapılmıştır. Çalışmamıza merkezimizde en az bir ultrasonografik muayene yapılan 191 myomu olan ve 201 myomu olmayan kadın dahil edildi. Anne yaşı, parite, gebelik yaşı, myomun büyüklüğü, hamilelik sırasındaki komplikasyonlar, doğum ve doğum şekli gibi potansiyel değişkenler not edildi. Fetusa ait komplıkasyonlar EMR, erken doğum eylemi, oligohidramnios, IUGG, prezentayon bozukluğu, fetal ölüm; anneye ait komplıkasyonlar ise gebelikte myomektomi, plasenta retansiyonu ve kanamıdır. Çalışma dönemi boyunca prenatal tanı merkezinde muayene edilen hasta sayısı 18564'tür. Buna göre prevalans %10.88'dir. Hastalar iki gruba ayrıldı; myomu olan ve myomu olamyan kadınlar. Ve myomu olan kadınlar daha da iki gruba ayrıldı; komplıkasyon olan ve olmayan kadınlar. Maternal komplikasyonlardan gebelikte myomektomi 5 hasta için gerekti (%2.4), plasenta retansiyonu 4 hastada (%1.9), kanama ise 4 hastada (%1.9) izlendi. Fetal komplikasyonlardan EMR 7 hastada (%3.5), erken doğum eylemi 4 hastada (%2), oligohidramnios 12 hastada (%6.1), IUGG 6 hastada (%3), prezentasyon bozukluğu 2 (%1) ve fetal ölüm 2 hastada (%1) görüldü. Toplam 46 komplikasyon gelişmişken (%24,1), 11 hastada ise iki komplikasyon gelişmiştir (%5,8). Yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış ihtiyacı 22 hasta için gerekmiştir (%11,5). Komplikasyon saptanan grupta gebelik haftası istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde daha küçüktü (38,4 vs 37,2; p<0,05). Gebelik haftasının daha erken olmasına uygun şekilde boy ve tartı ölçümleri de komplikasyon olan grupta daha küçük olarak ölçüldü. Bu değerler boy için 49,9cm vs 48,8cm; p<0,05 ve 3.308g vs 3.015g; p<0,05'dir. Myomu olan hasta grubunda yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış ile toplam myom hacmı 638.070,8mm3 vs 1.172.835,8mm3; p<0,05, ortalama myom hacmı 505.095,0mm3 vs 873.382,3mm3; p<0,05, en büyük myom çapı 43,6mm vs 54,9mm; p<0,05 ve myomların en geniş çaplarının ortalaması 40,0mm vs 48,7mm; p<0,05 arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardır. Bu tezin elde ettiği sonuçlar gebelikte myom varlığının anne sağlığından çok, fetus üzerine tehlikeler oluşturduğunu göstermektedir. Bakmayarak ki, gebelikteki myomların çoğu asemptomatiktir, gebelik ve doğum sürecini etkileyen bazı komplikasyonlarla ilişkili olabilir. Uterin myomlar, gebeliğin olumsuz sonuçlanması riskini arttırır, bu nedenle bu yüksek riskli gebelerin uygun intrapartum yönetiminin önemini vurgulamaktadır.