Otolog Kök Hücre Nakli Yapılan Hastaların Hazırlanma Rejimlerinin Yan Etki ve Sağkalım Açısından Karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GUNEL SEYIDZADE
Danışman: Serhan Küpeli
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Otolog Kök Hücre Nakli Yapılan Hastaların Hazırlanma Rejimlerinin Yan Etki ve Sağkalım Açısından Karşılaştırılması Amaç: Otolog kök hücre nakli (OKHN), özellikle yüksek riskli veya relaps pediatrik solid tümörlerde tedavi başarısını artırmak amacıyla kullanılan standart bir yaklaşım hâline gelmiştir. Bu çalışmada nöroblastom, Hodgkin lenfoma ve Ewing sarkom tanılı hastalarda OKHN sonrası klinik sonuçların, toksisite profilinin ve sağkalım üzerine etkili prognostik faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca hazırlama rejimleri, CD34+ hücre dozu ve hastalık durumunun sağkalım üzerine etkisi incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Onkolojisi Kliniğinde 2000-2023 yılları arasında otolog kök hücre nakli yapılan toplam 43 hasta (nöroblastom=22, Hodgkin lenfoma=19, Ewing sarkom=2) geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, nakil öncesi hastalık durumu, hazırlık rejimleri, CD34+ hücre dozu, engrafman süreleri, nakil sonrası komplikasyonlar ve sağkalım sonuçları arşiv dosyaları ve elektronik kayıtlar üzerinden elde edildi. Sağkalım analizleri Kaplan-Meier, prognostik faktörler Cox regresyon ile değerlendirildi. Bulgular: Hastaların %51,2'si nakil sonrası halen yaşamaktaydı. Ortalama progresyonsuz sağkalım (PFS) 20,5 ay, ortalama genel sağkalım (OS) 70,4 ay olarak hesaplandı. Nakil sonrası relaps gelişimi OS üzerinde anlamlı olumsuz etkiye sahipti (p=0,038). CD34+ hücre dozunun 3,3x106/kg üzerinde olması daha uzun sağkalımla ilişkili bulundu (p=0,016). Aktif hastalık ile nakle giren hastalarda mortalite riski anlamlı ölçüde yüksekti (p=0,024). En sık görülen toksisiteler febril nötropeni (%69,8), üst solunum yolu enfeksiyonu (%72,1), elektrolit bozukluğu (%72,1) ve gastrointestinal yan etkiler olup (kusma %67,4, ishal %62,8), mortalite ile ilişkili ağır organ toksisiteleri nadirdi. Hazırlama rejimleri arasında Busulfan bazlı rejimler en sık kullanılan protokol olup (%74,4), rejim türleriyle sağkalım arasında istatistiksel fark bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Bu çalışma, pediatrik solid tümörlerde OKHN sonrası prognozun özellikle nakil öncesi hastalık durumu, relaps gelişimi ve CD34+ hücre dozu ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Yüksek doz kemoterapiye bağlı toksisite sıklığı yüksek olmakla birlikte, mortaliteye yol açan ciddi komplikasyonlar sınırlıdır. Nakil öncesi hastalık kontrolü ve yeterli kök hücre yükü, daha iyi sağkalım ile ilişkilidir. Bulgularımız, pediatrik solid tümörlerde otolog naklin uygun hasta seçimiyle etkili bir tedavi seçeneği olmaya devam ettiğini desteklemektedir. Anahtar Sözcükler: Otolog kök hücre nakli, pediatrik solid tümör, nöroblastom, Hodgkin lenfoma, Ewing sarkom, CD34+, sağkalım, toksisite.