Hipertansiyon hastalarının kardiyovasküler hastalık risklerinin sağlıklı yaşam davranışları ve ilaç uyumları ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GAMZE ÇATALDEĞİRMEN
Danışman: Sevgi Özcan
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, hipertansiyon hastalarının nesnel ve algılanan kardiyovasküler hastalık riskleri ile sağlıklı yaşam davranışları ve ilaç uyumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma grubunu 1 Eylül-31 Ekim 2020 tarihlerinde Adana ilinde üç aile sağlığı merkezine başvuran ve dahil etme kriterlerini karşılayan hipertansiyon hastaları oluşturdu. Demografik özellikler, hastalık bilgileri, algılanan risk, sağlıklı yaşam davranışları ve "Modifiye Morisky Ölçeği" sorularından oluşan anket formu yüz yüze dolduruldu. Nesnel risk, "Framingham Risk Skoru" kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Yaş ortalaması 56,9±9,1 yıl olan 236 katılımcının %67,4' ü kadındı. Katılımcıların % 44,1' i yüksek risk grubundaydı ve erkeklerde risk daha yüksekti (p<0,01). Oransal algılanan riskte doğru algılama %30,5, yanlış iyimserlik %42,7, yanlış kötümserlik %26,7 iken karşılaştırmalı algılanan riskte bu oranlar sırasıyla %27,6, %45,0 ve %27,6 idi. Nesnel ve algılanan risk arasında ilişki bulunamadı. Kadınların, bekarların, diyabetlilerin ve stresini yönetemeyenlerin risk algısı daha yüksekti (p<0,05). Riski yüksek algılayanların sağlıklı yaşam davranışlarına uyumları daha düşük bulunurken (p<0,05), nesnel risk grupları açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı. İlaç uyumunun nesnel ve algılanan risk durumlarına göre farklılaşmadığı ancak ilaçla ilgili bilgi düzeyi yüksek olanların sağlıklı yaşam davranışlarına uyum puanlarının daha yüksek olduğu saptandı (p=0,000). Sağlık çalışanları tarafından risk bilgilendirmesi yapılanların algılanan risk durumunda farklılaşma görülmezken sağlıklı yaşam davranışlarına uyum puanlarının daha yüksek olduğu bulundu (p=0,027). Sonuç: Aile hekimlerinin hipertansiyon hastalarına hizmet verirken bu çalışmada saptanan bulguları (uygunsuz risk algısının yüksek olması, yaklaşık her üç hipertansiften sadece birinin riskini doğru algılaması, erkeklerin nesnel risklerinin, kadınların ise risk algılarının daha yüksek olması, sağlıklı yaşam davranışlarına uyumun, algılanan riskle ve sağlık çalışanları tarafından bilgilendirme yapılmasıyla ilişkili olması vb.) göz önünde bulundurmaları önerilir.