ANALYSE DER DIGITALEN ANWENDUNGEN ANHAND DER MEINUNGEN VON LEHRENDEN UND LERNENDEN IM DAF-UNTERRICHT


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Almanca

Öğrenci: MERYEM SABANCI KANDEMİR

Danışman: Yasemin Darancık

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ülkemizde yabancı dil eğitim-öğretimi hala istenilen ilgi ve değeri yakalamamıştır. Yabancı dil dersleri birçok kişi tarafından yan dal olarak görüldüğünden ve dil öğretmenlerinin öğretme sürecini yapılandırmada güçlük çektiklerinden dolayı sürecin başarısızlık riski yüksektir. Bu anlamda bir yabancı dilin küresel dünyada doğal bir yeri olduğu açıktır, ancak yurt içinde desteklenmesi ve güçlendirilmesi gerekmektedir. Pandemi ile birlikte bu başarısızlık daha da belirgin hale gelmiştir. Türkiye'de tüm eğitim süreci, Pandemi'nin yıkıcı etkilerini azaltmak ve salgın yüzdesini bir nebze olsun düşürmek adına belirli bir dönem çevrimiçi üzerinden erişime sunuldu. Görsel ve işitsel uyaranların önemi böylece önem kazandı, çünkü çevrimiçi derslerde öğrencinin dikkat kaybı yüz yüze öğrenme süreci esnasında yaşanmasından daha riskli ve yüksekti. Böylece geleneksel bir öğretim stratejisi ile çevrimiçi öğretim yeterli kalmamaktadır. Bu noktada, dört temel beceriyi teşvik eden ve dil öğrenme sürecini etkin bir şekilde destekleyen ilginç ve dikkat çekici dijital uygulamalar sunulması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, 'Yabancı Dil olarak Almanca' derslerinde öğretmen ve öğrencilerin görüşlerine dayalı dijital dil öğrenme uygulamalarının dört temel dil becerileri ile ilişkisini (hangi beceri hangi uygulama ile teşvik edilebilir), bunların uygulanmalarını ve kazanımlarını ortaya koymaktır. Bu anlamda almancayı yabancı dil olarak öğreten ve öğrenenlere, uzaktan eğitime, dijital uygulamalar ve dört dil becerisine sorular sorulmuştur. Verilere dayanarak, sonuçlar çıkartılmış ve IBM SPSS23 Sistemi ile analiz edilmiştir. Çalışmada tümevarım yöntemi kullanılmıştır. Çevrimiçi öğretim aşamasına geçildikten sonra yabancı dil derslerinde eksik kalan 'öğeler' arandı ve müfredatın çevrimiçi platforma aktarım oranları incelendi, ayrıca dijital uygulamaların nasıl kullanıldığı, derslerinde ek materyaller olarak dijital oyunların eklenip eklenmediği ve bu yöntemlerin öğrenenlerin ortalamasında ne kadar etkili olduğu incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda, dijital uygulamaların öğrenenlerin motivasyonunu artırabildiğini, öğrenme sürecinin bireysel olarak uyarlanmasını sağlayabildiğini, geliştirilmiş etkileşimi mümkün kıldığını, öğrenme ortamını genişlettiğini ve dil becerileri için isteğe bağlı öğretme ve öğrenme fırsatları sunduğunu, öğrenme ve bilgi edinmeyi teşvik ettiğini, bireysel güveni artırabildiğini, teknolojik değişime uyum sağlamayı kolaylaştırdığı ve eleştirel düşünmenin gelişimini destekleyebildiğini göstermiştir.