Tarihi Süreç İçerisinde Kaza ve Kader


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Bilgehan Çetinkaya

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): İSMAİL YÜRÜK

Özet:

ÖZET TARİHİ SÜREÇ İÇERİSİNDE KAZA VE KADER Bilgehan ÇETİNKAYA Yüksek Lisans Tezi, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. İsmail YÖRÜK Eylül 2003, 93 Sayfa Kaza ve kader insanoğlunun ilk çağlardan günümüze kadar tartıştığı bir meseledir. Konuyla ilgilenen her toplum, problemin gerek kendilerini ilgilendiriş şekline ve gerekse nassın zahirine göre bu kavramları tanımlamaya çalışmış, bu durum da konunun tam anlamıyla çözülemezliği gibi bir intibaya neden olmuştur. İslam Kelâmı'nda bu problem, daha çok insanın irade ve eylem hürriyeti ile sorumluluğu kapsamında değerlendirilmiştir. İslam kültür tarihinde bu konu Hz. Osman'ın şehâdetiyle gündeme gelmiş, Hz. Ali dönemindeki karışıklıklar sebebiyle de tam anlamıyla müslümanların gündemine girmiştir. Emeviler döneminde ise onların kaza ve kader kavramlarını kendi yönetimleri ve siyasi baskılarım meşrulaştırma gayretleri ve ayrıca konuyla ilgili bazı âyet ve hadisler hakkında yapılan şahsî yorumlarla, müslümanlar arasındaki anlayış farklılıkları daha da belirginleşmiştir. Böylece kaza ve kader problemi, o günün İslam inancında tamamen yerleşmiş ve Gazzâlî dönemine kadar sistemleşerek devam etmiştir. Gazzâlî sonrasında ise genel anlamda yerleşen bu sistem aktarılagelmiştir. Kanatimizce günümüze kadar bu konunun açıklanmasına yönelik olarak yapılan yorumlar daima Allah'tan insana doğru; diğer bir ifadeyle müessirden esere doğru, dedüktif (tümden gelim) bir metot takip edilerek ortaya konduğu için, eksik ve de yanlış anlayışlara neden olmuştur. Netice itibariyle bugün anladığımız manada yerleşen kaza ve kader kavramlarının ıstılahı anlamlarının hemen hemen tamamında ortak olan nokta, Allah' m zât ve sıfatlarından hareketle yapılan yorumlar ve Allah hakkında ileri sürülen iddiaların insan örnekli açıklamaların bir sonucu olarak tezahür etmesidir. Bu yorumların tümünde de insanın kendisi hakkında önceden belirlenmiş olan bir planın zorunlu uygulayıcısı durumunda olması söz konusudur. Halbuki, bu konu en çok inşam ilgilendirmektedir ve dolayısıyla insandan Allah'a doğru endüktif (tüme varım) bir metot takip edilmesinin, konunun çözümü noktasında bizleri daha tutarlı bir sonuca ulaştıracağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Kaza, kader, İrade hürriyeti, Sorumluluk.