Şia kelamında ilahi sıfatlar


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEHRAZAT ZENGİN KARAYILAN

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): İSMAİL YÜRÜK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

?Şia Kelamında İlahi Sıfatlar? isimli tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. Tezimizin temel konusunu kendisini Şia olarak tanımlayan siyasi itikadi fırkanın Allah'ın zatı ve sıfatları hakkındaki görüşleri oluşturmaktadır. Bu görüşlerin dayanağının daha iyi anlaşılması açısından Şia'nın ortaya çıkışına ve tarihi gelişimine de tezimizde ayrıca yer vermeyi uygun bulduk.Şia, etimolojik olarak arkadaş, taraftar anlamına gelen bir kelime iken H. 2. asrın sonlarında ortaya çıkan bir fırkanın ismi olmuştur. Başlangıçta siyasi bir nitelik taşıyan bu muhalif hareket zamanla itikadi bir mezhebe dönüşmüştür. Hz. Peygamberin vefatının ardından halefinin kim olması gerektiğine dair tartışmalar, sonraları yaşanan Kerbela vakası ve farklı kültür ve inançların etkisi Şia'nın doğuşuna etki eden faktörlerin başında gelmektedir.Şia, zaman içinde çok sayıda alt guruplara ayrılmıştır. Zeydiyye, Keysaniyye, İsmailiyye ve İmamiyye bu gurupların başlıcalarıdır. İmamiyye Şiası bunlar arasında belli görüşleriyle ön plana çıkmıştır. Öyle ki Şia denince umumiyetle İmamiyye fırkası anlaşılmaktadır. İmamiyye din anlayışını tevhid, nübüvvet, imamet, mead ve adalet temelleri üzerine kurmuştur. İmamet hakkındaki inançları onları hem diğer mezheplerden, hem de diğer Şii guruplardan ayıran bir özellik olmuştur. Bu anlamda İmametin Hz. Peygamberden sonra nass ve tayinle Ali b. Ebi Talip ve onun Fatıma'dan olan evlatlarının hakkı olduğuna inanırlar.İmamiyye Şiası on ikinci imamın gaybetinin ardından akidesini tamamlamış, gaybet ve recat inançlarına dayalı bir imamet nazariyesini esas olarak kabul etmişlerdir. Önceleri imamlar kanalıyla gelen ahbara dayalı bir gelenek geliştiren İmamiyye Şiası, Şeyh Saduk'tan itibaren inançlarını akli delillerle savunmaya ve bir kelam sistematiği oluşturmaya başlamıştır.Mutezilî âlimlerden de ders alan Şii bilginleri tevhid esasına imamlarını tanrılaştırmadıklarını isbat cihetinde büyük önem vermişlerdir. Bu doğrultuda Allah'ın zatından ayrı kadim sıfatların olmadığını isbatlamaya gayret etmişlerdir. İmamiyye Şiası sıfatları zıtlarını Allah'tan nefyetmek için kullanır. Onlara göre sıfatlar zati ve fiili olarak ikiye ayrılır fakat sonuçta bütün sıfatlar birbirinin ve zatın aynısı olarak kabul edilir.Anahtar Kelimeler: Şia, İmamiyye, Tevhid, Zat, Sıfat.