Tip 2 diyabetli hastalarda insülin degludec/insülin aspart tedavisinin glisemik kontrol üzerine etkisinin retrospektif değerlendirilmesi -tek merkez deneyimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE SÜMEYYE SÜRÜCÜ TOPRAK

Danışman: Mehtap Evran

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda tip 2 diyabetes mellitus tedavisinde ultra uzun etkili insülin kombinasyonu olan insülin degludec/insülin aspart tedavisinin glisemik kontrol, mikro ve makro komplikasyonlar üzerine olan etkisini ve hastaların insülin degludec/insülin aspart tedavisi sonrası kullandıkları insülin doz, enjeksion sayısı ve tedaviye uyumunu değerlendirmeyi amaçladık. Gereç Yöntem: Çalışmaya başka antidiyabetik tedavi rejimlerinden insülin degludec/insülin aspart kombinasyonuna geçilen tip 2 diyabetes mellituslu hastalar alındı. Hastaların başlangıçta yaş, cinsiyet, ek hastalıklar, açlık kan şekeri, HbA1c, HDL-kolesterol, LDL-koletserol, trigliserit, kreatinin, ALT, tam kan sayımı, mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyon varlığı ile hipoglisemi öyküleri kaydedildi. İnsülin degludec/insülin aspart kombinasyonuna geçildikten sonra 3-6-12-24.aylarda laboratuvar parametrelerinin incelenmesi planlandı. Ayrıca tedavi öncesi hastaların insülin dozları ve enjeksiyon sayıları ile tedavi başlangıcındaki insülin dozları ve enjeksiyon sayılarının karşılaştırılması planlandı. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 kabul edildi. Bulgular: Hastaların başlangıç ve 3-6-12-24.aydaki laboratuvar sonuçları incelendiğinde açlık kan şekeri, HbA1c, ALT değerindeki düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulundu (sırasıyla p=0.006, p=0.016, p=0.028). Hastaların tedavi öncesi ve tedavi başlangıcındaki insülin dozları ve enjeksiyon sayıları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı düşüş bulundu (sırasıyla p<0.001, p<0.001). İnsülin dozu düşen hastalarda tedavi başlangıcındaki ve 3.aydaki açlık kan şekeri, HbA1c değerleri incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş bulundu (sırasıyla p=0.001, p=0.025). Enjeksiyon sayısı azalan hastalarda açlık kan şekerindeki düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.012), HbA1c değerindeki düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.112). İnsülin dozu ve enjeksiyon sayısı azalan hastalarda açlık kan şekerindeki düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.010), ancak HbA1c'deki düşüş istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.183). Hastaların tedavi öncesi ve sonrası koroner arter hastalığı öyküsü incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı düşüş bulundu (p=0.017). Sonuç: İnsülin tedavisi; hipoglisemi yan etkisi, hastaların günlük aktviteleriyle zor uyum sağlaması, enjeksiyon sayısının fazla olması gibi nedenlerle hasta uyumsuzluğuna neden olmaktadır. Bu yüzden hastalar insülin tedavisini geciktirmek istemektedir. Hasta uyumsuzluğu neticesinde hastalarda glisemik kontrolü sağlamak zorlaşmaktadır. Uzun etkili insülinlerin kullanıma girmesiyle birçok avantaj sağlanmıştır. İnsülin degludec/insülin aspart karışımı farmakokinetik ve farmakodinamik yapısı ile hastalarda hipoglisemi riskini azaltmakta, bazal ve prandiyal insülin ihtiyacını tek enjeksiyon ile karşılaması enjeksiyon sayısını azaltmakta, ana öğünlerden önce kullanılması uygulama saatinde esneklik sağlamaktadır. Bunların sonucu olarak hastaların tedaviye uyumu artmaktadır. Böylece hastaların glisemik kontrolünü sağlamak kolaylaşmaktadır. Anahtar kelimeler: Diyabetes mellitus, insülin degludec/insülin aspart, hipoglisemi, insülin dozu, enjeksiyon sayısı