Boşanma sonrası süreçteki kadınların bağlılık ağ yapılarının incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATMA DEVECİ

Danışman: İsmail Sanberk

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma ile travmatik olarak algılanabilecek boşanma sonrası süreçte kadınların yaşadıkları zorluklar sırasında yardım alma davranışlarını zihinlerinde nasıl yapılandırdıklarını görmek amaçlanmıştır. Bu amaçla, boşanma sonrası süreçte olan kadınların bağlılık ağ yapıları incelenmiştir. Bağlılık ağ yapısının incelenmesiyle boşanma sonrası süreçteki kadınların sosyal destek kaynakları ile ilişkilerindeki anlamlı örüntüler tanımlanmıştır. Bağlılık ağ yapıları incelenerek araştırmaya katılan tüm kadınların algıladıkları sosyal destek kaynağı sayısı ile yardım alma davranışları arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Ayrıca her bir kadının bağlılık ağ yapısı olgu analizi şeklinde incelenerek algıladığı zorluklar sırasında algıladığı sosyal destek kaynakları ile yardım aldığı sosyal destek kaynakları arasındaki ilişki örüntüleri ortaya konmuştur. Araştırmanın modeli betimsel ve gömülü çoklu vaka analizi olarak tasarlanmıştır. Vaka analizi yoluyla evrene istatistik genellemeler yapmak yerine analitik genellemeler yapılarak kuramsal önermelerde bulunmak amaçlanmaktadır. Bu amaç beraberinde elde edilen bulguların genellenebilir (nomotetik) olmasına engel bir yapıda olduğu için araştırma iç geçerliğe odaklı olan idiyografik bir karakter taşımaktadır. Bu çerçevede araştırmada, bağlılık ağ yapısını incelemeyi sağlayan bağlılık ağı testi isimli idiyografik araç kullanılmıştır. Bağlılık ağı formu ile toplanan veriler bağlılık ağı testi analiz yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Bu analiz yöntemleri arasında Bağlılık Ağı Dağılım İndeksi (DDI), Belirsizlik İndeksi (UI), Kısmi Sıralama Skalogramı Dağılımı (POSAC-Dağılım), Kısmi Sıralama Skalogramı Derinlik (POSAC-Derinlik) ve Belirsizlik Katsayısı (UC) yer almıştır. Araştırma sonucunda 29-48 yaş aralığında yer alan bu 10 kadın katılımcının algılamış olduğu sosyal destek kaynağı sayısının 3-14 arasında değiştiği sonucu elde edilmiştir. Bu kadınların bu sosyal destek kaynaklarından yardım alma oranını gösteren bağlılık ağı yüzdelerinin de %8.1-%30.5 arasında değiştiği görülmüştür. Bu katılımcıların algıladıkları sosyal destek kaynakları ile ortalama yardım aldıkları sosyal destek kaynağı sayısı arasındaki ilişkiye de Spearman-Rho değeri ile bakılmış ve ilişkinin(0.55) istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mevcut katılımcı grubunda algılanan sosyal destek kaynaklarının ya da bağlılık ağı büyüklüklerinin yardım alma davranışlarını belirlemediği sonucu elde edilmiştir. Bu sonuç, formu doldurma aşamasında tüm katılımcıların algıladıkları zorlukların bir kısmında kendi içsel kaynakları ile baş ettiklerini ifade etmiş olmaları ile tutarlı bir sonuçtur. Katılımcı grupta yer alan her bir olgunun algıladığı sosyal destek kaynağına dair yardım alma davranışına dair üç ayrı dağılım (DDI, UI, POSAC-Dağılım) sonucu olduğu görülmüştür. Her bir olgunun bu üç ayrı dağılımda kendi içinde farklı şekilde yapılandığı sayısal sonuçlara ulaşılmıştır. DDI puanları açısından ilk sırada Olgu 7 yer alırken son sırada ise Olgu 2 yer almıştır. UI puanları açısından en yüksek dağılıma Olgu 5 sahipken en düşük dağılıma ise Olgu 8'in sahip olduğu görülmüştür. POSAC-Dağılım değerleri açısından en yüksek dağılım gösteren olgu bu kez Olgu 10 olarak ilk sırada yer alırken; Olgu 8 ise son sırada yer almıştır. Olgulara ait UC puanlarına bakıldığında Olgu 9'un asimetrik ilişki açısından Sosyal Destek (.96) - Zorluk (.61) ilk sırada yer aldığı görülmüştür. Olgu 9'un bu değerlere bakıldığında daralan bir ağ yapısına sahip olduğu ve ağ yapısında ayrımlaşmanın olmadığı sonucu elde edilmiştir. Olgu 9'un ağ yapısındaki bu daralmanın güçlü olduğu sonucu da simetrik ilişki puanı (.74) ile görülmüştür. Olgu 9'un ağ yapısındaki daralma POSAC-Dağılım ve POSAC-Derinlik puanlarıyla ulaşılan hiyerarşik ilişkilerle birlikte değerlendirildiğinde, ağ yapısındaki daralmanın zorluklar sırasında Olgu 9'u savunmasız bırakacak bir yapıda olduğunu göstermiştir. Olgular arasında simetrik ilişkiye dair ikinci yüksek puana Olgu 1'in (.49) sahip olduğu görülmüştür. Olgu 1'in algıladığı zorluklar (.45) ve algıladığı sosyal destek kaynaklarına (.55) ilişkin asimetrik puan ilişkisinin zayıf olduğu görülmüştür. Buradaki sonuç, Olgu 1'in ağ yapısının genişleyen özellik gösterdiği ve ayrımlaşmanın da olduğu anlamına gelmektedir. Olgu 1'in ağ yapısındaki genişleme POSAC-Dağılım ve POSAC-Derinlik puanlarıyla ulaşılan hiyerarşik ilişkilerle birlikte değerlendirildiğinde, ağ yapısındaki genişlemenin zorluklar sırasında Olgu 1'i yaşadığı zorluklar sırasında kaynaklarını farklı şekillerde ve farklı sıklıklarda kullanacak şekilde güçlendirdiğini göstermiştir. Katılımcı grubun bağlılık ağ yapılarına baktığımızda genişleyen ve ayrımlaşmış yapıda olan katılımcı sayısı 1; genişleyen ve zayıf ayrımlaşmış yapıda olan katılımcı sayısı 3; genişleyen ve orta düzeyde ayrımlaşmış ve hiyerarşik ilişkileri karmaşık yapıda olan katılımcı sayısı 1; daralan ve zayıf ayrımlaşmış yapıda olan katılımcı sayısı 3; daralan ve ayrımlaşmamış yapıda olan katılımcı sayısı ise 2 olarak sınıflandırılabilir. Elde edilen bu sonuçlar, her bir kadının yardıma ihtiyaç duyduğu zorluk alanında sosyal destek kaynaklarını zihninde nasıl yapılandırdığını ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar sayesinde bireydeki mevcut zihinsel yapılanmanın yeniden düzenlenmesi, daha somut bir şekilde planlanması olasıdır. Böyle bir planlamanın birey-içi değişimi hedef alan psikoterapi alanına katkı sağlaması olası bir sonuçtur. Aynı zamanda bu araştırma, zihinsel yapılanmalara dair kategoriler oluşturmak için hiyerarşik ilişkilere ulaşmayı sağlayacak daha geniş kapsamlı araştırmalar için de önermeler oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: Boşanma, kadın, travma, sosyal destek, bağlılık ağ yapısı.