Exploring pragmatic competence of preschool children with a specific reference to the speech act of apology in Turkish
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yabancı Diller Eğitimi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: Özge Gül Zerey
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HATİCE SOFU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Özür dileme, zarar görmüş ilişkileri onarma ve kişiler arasında sosyal bir normun ihlalinden dolayı zedelenen sosyal uyumu eski haline getirme işlevine sahip olması sebebiyle en önemli söz edimlerinden biri olarak kabul edilir. İlgili literatürde varolan çalışmalar bu edimin algılanma ve gerçekleştirilmesinde diller arasında benzerlikler olduğu gibi farklılıklar bulunduğunu da göstermektedir. Çoğunlukla aradil edimbilim ya da kültürlerarası edimbilim alanında yapılan bu çalışmalar sayesinde Türkçe de dahil olmak üzere pek çok dilde yetişkin kullanım tercihleri iyi tanımlanmış bir alan haline gelmiştir. Fakat, bu durum çocukların özürleri algılama ve kullanım biçimleri için geçerli değildir çünkü bu konudaki çalışmalar nispeten az sayıdadır ve sadece birkaç dili kapsamaktadır. Bu yüzden, bu betimsel çalışmanın amacı anaokulunda okuyan Türk çocukların özür dileme söz edimini gerçekleştirme kalıpları bakımından edimsel yeterliklerini araştırmaktır. İlk olarak, özürler hakkında meta-edimbilimsel bilgileri test edilmiş ve daha sonra iki farklı yaş grubu (4;0-4;11 ve 5;0-6;0) kullanılan stratejilerin yapısı (tekli ya da çoklu), stratejilerin çeşidi ve çeşitliliği açısından artan yaşla meydana gelen olası gelişimsel eğilimleri ortaya çıkarmak amacıyla kıyaslanmıştır. Buna ek olarak, tüm katılımcı çocuklar, cinsiyet, aile eğitim durumu, ve anaokul deneyimi gibi toplumdilbilimsel değişkenlerin onların bu söz edimi gerçekleştirme kalıpları üzerindeki olası etkisini araştırmak amacıyla bu değişkenlere göre gruplandırılmıştır. Son olarak, çocukların, sosyopragmatik becerileri, araştırmacılar (e.g., Fraser, 1981; Brown & Levinson, 1987) tarafından konuşucuların özür dileme davranışları üzerinde etkili olduğu bildirilen birkaç bağlamsal değişkene duyarlılıkları ile ölçülmüştür. Bu parametreler, işlenen suçun şiddeti, çeşidi ve konuşucular arasındaki sosyal statü ilişkisidir. Bu amaçları gerçekleştirmek için, suç içeren sekiz senaryo yukarıda bahsedilen bağlamsal parametreler etrafında şekillendirilerek hazırlanmış ve Sözlü Söylem Tamamlama Testi formatında uygulanmıştır. Böylelikle, bu çalışma için elde edilen verileri yaşları 4 ila 6 arasında değişen, anaokuluna giden 100 çocuğun kendilerine sözel olarak sunulan senaryolara verdikleri yanıtlar oluşturmuştur. Daha sonra bu yanıtların dökümü çıkarılmış, çalışmada kullanılmak üzere seçilen taksonomiye dayanarak sınıflandırılmış ve istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, çocukların özür dileme söz edimini diğer söz edimlerden ayırt ederek suç içeren durumlarda özür dileme gerekliliği bağlamında meta-edimbilimsel bilgiye sahip olduklarını göstermiştir. Gelişimsel desenlerle ilgili olarak, yaşça küçük çocukların tekli stratejileri anlamlı derecede yüksek oranda kullandıkları gözlemlenmiştir. Buna paralel olarak, çocukların üretimlerinin artan yaşla birlikte yapısal olarak daha detaylı duruma geldiği bulunmuştur. Toplumdilbilimsel değişkenler söz konusu olduğunda, kullanılan stratejilerin yapısı açısından anlamlı bir cinsiyet etkisi gözlemlenmemiştir. Sadece kız ve erkeklerin strateji seçimleri ve strateji kombinasyon kategorilerinde birkaç fark bulunmuştur. Benzer şekilde, sonuçlar bazı strateji tercihlerinde anlamlı bir farklılığa işaret etse de, aile eğitim durumu ve anaokulu deneyimi kullanılan kalıpların karmaşıklığı (tekli/çoklu strateji) üzerinde belirleyici faktörler olarak ortaya çıkmamıştır. Bununla birlikte, çocukların, önemsiz ve ciddi şiddette suçları ayırt edebildikleri ve kullanım kalıplarını buna göre şekillendirdikleri gözlemlendiği için belli bir seviyede sosyopragmatik beceriler gösterdikleri bulunmuştur. Aynı durum sosyal statü değişkeni için de geçerlidir çünkü çocukların öğretmenlerine değil de arkadaşlarına karşı işledikleri suçlar için çoğunlukla çoklu strateji kullandıkları gözlemlenmiştir. Son olarak da sonuçlar çocukların işlenen hata çeşidine de duyarlı olduğunu göstermiştir ki bu farkındalık onların hak ihlalleri için çoklu kalıplar ve farklı stratejiler kullanmaları ile yansıtılmıştır. Sonuç olarak, çalışma bulguları anadil edinimine olduğu gibi yabancı dil öğretimine de pek çok açıdan önemli katkılar sunmaktadır.