Tarımsal korumacılık, korumacılığın ölçümü ve türkiye
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarım Ekonomisi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Alper Demirdöğen
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MUSTAFA NECAT ÖREN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada tarımsal korumacılığın kavramsal çerçevesi, ölçüm sorunu ve başlıca ülkelerde destek bileşimlerine bağlı olarak tarımsal korumacılığın zaman içerisindeki değişimi incelenmiştir. Tarımsal korumacılığın ölçümü bölümünde, dünyada bu amaçla en fazla kullanılan yöntem olan OECD yaklaşımı esas alınmış ve yönteme ilişkin eleştiriler tartışılmıştır. Başlıca ülkelerin korumacılık düzeyinin belirlenmesi için dünya tarım ürünleri piyasalarında etkili olan ve/veya korumacılık açısından önem arz eden 11 ülke belirlenmiştir. Ülkeler Nominal Yardım Katsayılarına göre düşük, orta ve yüksek düzeyde koruma sağlayan ülkeler olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Ayrıca ülkelerin farklı uygulamaları ve özgün koşulları dikkate alınarak kendi içerisinde de incelenmişlerdir. Ülkelerin korumacılık düzeylerinin değişiminde başlıca göstergeler olarak Yüzde Üretici Destek Tahmini, Nominal Yardım Katsayısı ve Nominal Koruma Katsayısı değerleri kullanılmıştır.Nominal Yardım Katsayıları düşük düzey koruma sağlayan ülkeler grubunda 1,04 ile 1,11 (Avustralya, Brezilya, Çin), orta düzeyde 1,16 ile 1,43 (Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Kanada, Rusya, Türkiye) ve yüksek düzeyde 2,12 ile 2,76 (Güney Kore, İsviçre, Japonya) arasında değişmiştir. Üretimden bağımsız desteklerin destek bileşimleri içerisindeki oranı genel olarak artsa da, fiyat çarpıklıklarına yol açarak ticareti bozan pazar fiyatı desteğinin oranı hala yüksektir. Ayrıca neredeyse bütün ülkelerin politikalarında çevre konusunun öneminin arttığı görülmüştür. Nominal Koruma Katsayısına göre ülkelerin temel gıda hammaddesi durumunda olan ürünleri daha fazla koruduğu söylenebilir. Bu durumda, ülkelerin en azından bu ürünlerde kendine yeterli olma ve dünya piyasalarına olan bağımlılığı azaltma kaygıları etkili olmaktadır. Bu yüzden tarımın serbest ticaret görüşmelerinde en sorunlu alan olma özelliğini daha uzun yıllar koruyacağı söylenebilir.