Authority of Barter or Offset of The Bank in Deposit Account


Baş S.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi , vol.4, no.2, pp.468-493, 2021 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 4 Issue: 2
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.51120/neuhfd.2021.29
  • Title of Journal : Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Page Numbers: pp.468-493

Abstract

Money in the bank deposit account which forms the basis of banking transactions, with evolving technology, can be subject to a wide variety of transactions. Depositors now can pay their bills, fulfill their responsibilities such as credit card debt or credit debt without going to the bank. Besides, there are some items which the bank has through a deposit account and must receive. It can be said that these receipt transactions that the bank makes realize over deposit account have legally the characteristic of barter or offsetting. Between the concept of barter or offsetting are very important differences. Therefore, these concepts should not be used interchangeably. While the authority of the barter of the bank is not regulated in the Banks Law No. 4389, article 61 of the Banking Law No. 5411 clearly regulates the existence of the authority of the barter arising from the law with reference to the general provisions related to barter. However, it is also possible to be included provisions in the bank deposit agreement between the parties contrary to the matters regulated in the general provisions regarding the barter. The authority of offset can be recognized by the deposit account contract that the bank draws up with the customer. If there is no provision in the contract stating that the bank has the authority of offset, the offset made by the bank is legally unfair.

Bankacılık işlemlerinin temelini oluşturan mevduat hesabındaki para, gelişen teknolojiyle birlikte, çok çeşitli işlemlere konu olabilmektedir. Mevduat sahipleri artık bankaya gitmeden faturalarını ödeyebilmekte, kredi kartı borcu ya da kredi borcu gibi bankaya olan yükümlülüklerini yerine getirebilmektedir. Bunun yanı sıra, bankanın mevduat hesabı dolayısıyla sahip olduğu ve mevduat sahibinden tahsil etmesi gereken birtakım kalemler de bulunmaktadır. Bankanın mevduat üzerinden gerçekleştirdiği bu tahsilat işlemlerinin hukuken takas ya da mahsup niteliğine sahip olduğu söylenebilir. Takas ve mahsup kavramları arasında çok önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu sebeple bu kavramların birbirleri yerine kullanılmaması gerekir. 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nda bankanın takas yetkisi kanunda düzenlenmemişken, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m. 61 hükmü takasa ilişkin genel hükümlere yaptığı atıfla, kanundan doğan bir takas yetkisinin mevcut olduğunu açıkça düzenlemektedir. Ancak, taraflar arasında yapılan mevduat sözleşmesine, takasla ilgili genel hükümlerde düzenlenen hususların aksine hükümler konulması da mümkündür. Mahsup yetkisi ise bankanın müşteriyle yaptığı mevduat sözleşmesiyle tanınabilir. Sözleşmede bankanın mahsup yetkisi olduğu yönünde bir hüküm mevcut değilse, bankanın yaptığı mahsup hukuken haksız bir mahsup niteliğini haizdir.