Adana İli Hava Kirliliğinin Bütüncül Değerlendirmesi ve Stratejik Politika Önerileri


Creative Commons License

aydın r., Turan E. S., Turhan E.

Doğal Afetler ve Çevre Dergisi, cilt.12, sa.2, ss.396-410, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 12 Sayı: 2
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.21324/dacd.1841269
  • Dergi Adı: Doğal Afetler ve Çevre Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.396-410
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Çukurova Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma, Türkiye’nin önde gelen sanayi, kentleşme ve ulaşım merkezlerinden biri olan Adana ilindeki hava kirliliğini, izleme verilerine dayalı bütünleşik bir değerlendirme yaklaşımıyla incelemektedir. Analizler esas olarak 2020–2021 dönemine ait doğrulanmış hava kalitesi izleme verilerine dayandırılmış; daha sonraki dönemlere ait gözlemler yalnızca mevsimsel davranışın sürekliliğini bağlamsal olarak göstermek amacıyla kullanılmış ve istatistiksel hesaplamalara dâhil edilmemiştir. Başlıca kirleticilerin (PM₂.₅, PM₁₀, SO₂, NO₂, CO ve O₃) konsantrasyonları, Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Birliği ve Türkiye ulusal hava kalitesi mevzuatında tanımlanan kılavuz ve sınır değerler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bulgular, partikül madde sınır değerlerinin (PM₂.₅ ve PM₁₀) bazı izleme istasyonlarında aşıldığını ortaya koymakta; bazı istasyonlarda veri yakalama oranlarının %60’ın altında kalması ise izleme sürekliliğine ilişkin yapısal sınırlılıklara işaret ederek uzun dönemli politika değerlendirmeleri açısından belirsizlik oluşturabilmektedir. Bölgesel çevresel değerlendirmelerde sıklıkla belirtilen emisyon baskıları arasında kömüre dayalı enerji kullanımı, konutlarda yakıt tüketimi, tarımsal artıkların yakılması ve trafik kaynaklı emisyonlar yer almaktadır. Bu baskılar, özellikle kış döneminde görülen inversiyon koşulları ve sınırlı atmosferik dağılım gibi yerel coğrafi ve meteorolojik özellikler nedeniyle daha da şiddetlenebilmekte ve kirletici birikimini kolaylaştırabilmektedir. İzleme verileri, ısınma kaynaklı emisyonlarla uyumlu biçimde, kış aylarında kükürt dioksit ve partikül madde düzeylerinde belirgin mevsimsel artışlara işaret etmektedir. Yerleşik epidemiyolojik literatürle uyumlu olarak, bu tür kirletici desenlerinin solunum sağlığı açısından artmış risk ile ilişkili olduğu bilinmekle birlikte, bu çalışma kapsamında yerel klinik veriler üzerinden doğrudan nedensel veya istatistiksel bir ilişki nicel olarak ortaya konulmamıştır. Elde edilen izleme bulgularına dayanarak; kömür bağımlılığının azaltılması, daha temiz konut enerjisine erişimin genişletilmesi, sürdürülebilir ulaşım politikalarının teşvik edilmesi, tarımsal artık yakma uygulamalarının sınırlandırılması ve izleme verilerinde şeffaflığın güçlendirilmesi başlıca politika öncelikleri olarak tartışılmaktadır. Sonuçlar, hızla kentleşen ve sanayileşen bölgelerde çevresel yönetişim açısından sürekli ve güvenilir hava kalitesi izlemesinin kritik önemini vurgulamaktadır.
This study provides an integrated assessment of air pollution in Adana Province based on air-quality monitoring data. Adana is one of Türkiye’s major industrial, urban, and transportation centers, where multiple emission sources may contribute to deteriorating air quality. The analysis relies primarily on validated air-quality monitoring datasets for 2020–2021, while more recent observations are used only to illustrate continuing seasonal behaviour and are not included in statistical calculations. Concentrations of major pollutants (PM2.5, PM10, SO₂, NO₂, CO, and O₃) were evaluated against guideline values from the World Health Organization, the European Union, and Türkiye’s national regulations. Particulate matter limits (PM2.5 and PM10) were exceeded at several stations, and data capture rates below 60% at some locations indicate monitoring continuity limitations that may affect long-term policy evaluation. Regionally reported emission pressures include coal-based energy use, residential fuel combustion, agricultural residue burning, and traffic emissions. These pressures may be amplified by local geographic and meteorological conditions, including winter inversions and weak dispersion, which favour pollutant accumulation. Monitoring data show seasonal winter increases in sulfur dioxide and particulate matter consistent with heating-related emissions. In line with established epidemiological evidence, such pollutant patterns are widely associated with elevated respiratory risk; however, this study does not quantify direct local clinical relationships. Based on observed monitoring patterns, the study outlines mitigation priorities, including reducing coal dependence, expanding cleaner residential energy access, promoting sustainable transport, limiting agricultural burning, and strengthening monitoring data transparency. The results emphasize the importance of sustained monitoring for environmental management in rapidly urbanizing industrial regions.