Memlükler Döneminde Medreseler (648-923/1250-1517)


Creative Commons License

DÜZENLİ A.

Uluslararası Osmanlı Medreseleri Sempozyumu, Sakarya, Türkiye, 4 - 05 Mayıs 2017, ss.27-42

  • Basıldığı Şehir: Sakarya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.27-42

Özet

       İslâm tarihindeki en büyük Müslüman-Türk devletlerinden birini kuran Memlükler
(648-923/1250-1517) döneminde, ilmî ve kültürel alanda pek çok gelişme sağlanmıştır.
Bu gelişmelerde İslam dünyasının siyâsî ve ilmî geleneğinin temayüz ettiği Hicaz,
Suriye ve Mısır gibi bölgelerde Moğol istilası ve Haçlı Seferleri’nden dolayı bozulan
istikrarın Memlük Devleti tarafından yeniden sağlanması ve bu bölgelerin ilim erbâbı
için güvenli hâle getirilmesi etkili olmuştur. Nitekim istila altındaki Bağdat gibi mühim
ilim merkezlerinde yaşayan ulemânın önemli bir kısmı bu sebeple Şam ve Kahire’ye
göç etmiştir. Memlük sultanları ve devlet adamlarının ilmî/kültürel sahadaki destekleri
ve âlimlere sağladıkları imkânlar da bahsi geçen ilmî zenginliğin oluşmasına katkı
sağlamıştır. Bunların neticesinde Memlükler dönemi ilmî bakımdan İslâm tarihinin en
verimli devresi olmuş, bu dönemde özellikle tefsir, hadis, fıkıh, kelâm gibi dinî ilimler
başta olmak üzere lügat ilimleri, tarih, coğrafya ve tabakât gibi beşerî ilimlerde çok
sayıda âlim yetişmiştir. Bu âlimler çoğu sahalarında vazgeçilmez kaynaklar olan pek
çok eser kaleme almıştır.
Memlük sultan ve emirleri, İslâm kültür ve medeniyetini besleyen medrese, camii,
hankâh vb. yapıların inşa edilmesinde adeta birbirleriyle yarışmışlardır. Bu abidevî
eserler arasında ise medreseler öne çıkmaktadır. Bu çalışmada da, Memlükler’in hâkim
olduğu coğrafyada Eyyübîler’den kalan yahut Memlükler döneminde inşa edilen
medreselerin ana hatlarıyla tanıtılması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda öncelikle dönemin
medreseleri, buralarda okutulan dersler, kitaplar, hoca-talebe ilişkileri, bu medreselerin
müderrislerine verilen maaşlar, talebelerine sağlanan imkânlar, idarî yapıları
ve vakıfları üzerinde durulacaktır. Ancak bunu yaparken bütün medreselerin ayrı ayrı
tanıtılmayacağını, öne çıkan medreseler üzerinden genel bir değerlendirme yoluna
gidileceğini belirtmeliyiz. Zira dönemin kaynaklarında sadece Kahire ve Dımaşk’ta
250’ye yakın medreseden ismen bahsedilmektedir. Buna Halep, Hama, Humus, İskenderiye,
Mekke ve Medine’deki medreseler vb. kurumlar dâhil edildiğinde çok daha
yüksek rakamlar ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda, Kahire medreseleriyle ilgili geniş
bilgi veren Makrizî’nin Hıtat’ı, Nuaymî’nin kendi dönemine kadar Dımaşk’taki ilmî hayatı
ele alan ed-Dâris fi Târîhi’l- Medâris’i ve âlimlerin okudukları dersler ve kitaplarla
ilgili ayrıntılı bilgi sağlayan Sehâvî’nin ed-Dav’u’l-Lâmî‘’i temel kaynaklarımız olacaktır.