YETIŞKIN AYRILMA ANKSIYETE BOZUKLUĞU TANILI HASTALARDA SOSYODEMOGRAFIK ÖZELLIKLER


Karaytuğ M. O.

56. ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, Adana, Türkiye, 18 - 20 Aralık 2020, cilt.31, sa.32, ss.32

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 31
  • Basıldığı Şehir: Adana
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.32

Özet

AMAÇ: Yetişkin ayrılma anksiyetesi bozukluğu (YAAB), görece yeni bir tanıdır ve bu alanda yapılmış çalışma sayısı azdır. Klinik pratiğimizde azımsanmayacak sayıda karşımıza çıkan bu rahatsızlığı daha ayrıntılı bir şekilde tanımlamak için yeni ve kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada YAAB tanısı almış hastalarda sosyodemografik özellikleri değerlendirmek amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi (ÇÜTF) Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu 31 karar no’lu çalışmayı onayladı. Çalışmamıza yetişkin ayrılma anksiyete bozukluğu tanısı konmuş ayaktan izlenen 18-65 yaşları arasındaki 107 hasta alınmıştır. Tüm katılımcılara tarafımızca hazırlanmış sosyodemografik veri formu verilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler kategorik değişkenler için sayı (%), sayısal değişkenler için ortalama±standart sapma şeklinde verildi. BULGULAR: YAAB hastalarının yaş ortalaması 31,1±9,9 ve kadın hasta oranı %51,4, erkek hasta oranı %48,6 olarak tespit edilmiştir. Hastaların %40,2’si bekar, %59,8’i evlidir. %35,5’i çalışıyor iken %64,5’i çalışmamaktadır. Hastaların %46,7’si sigara, 17,8’i alkol ve %8,4’ü madde kullanmaktadır. Geçmiş ebeveyn kayıpları açısından değerlendirildiğinde %55,1’i çocukluk çağında, %45,8’i erişkin dönemde kayıp yaşamıştır. Hastalarda ayrılma anksiyetesi bozukluğu başlangıç yaşı ortalaması 20,1±6 olarak tespit edilmiştir. Hastaların %50,5’inde ise görüşmenin yapıldığı dönemde intihar düşüncesi mevcuttu. SONUÇ: Dünya sağlık örgütünün, dünya ruh sağlığı araştırmasında 18-59 yaş aralığında YAAB’nin kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğü saptanmış; kadın olma, eğitim düzeyinin düşük olması, çocukluk çağında ailede uyumsuzluk ve travmatik yaşantının YAAB’nin öngörücüleri olduğu raporlanmıştır. Hastaların çoğunluğu ilk ve orta öğretim eğitim seviyesindedir (%81,3), çekirdek bir aile birimi (%66,4) içinde yaşamış ve çalışmamaktadır (%64,5).Bu durumlar cinsiyet dağılımı ve eğitim düzeyi açısından araştırmamızın örnekleminin toplumu iyi yansıttığını düşündürmüştür. Bu tür sosyodemografik özelliği olan bireylerde YAAB var olma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn kaybı, sosyodemografik özellikler, yetişkin ayrılma anksiyete bozukluğu