Türk Kültüründe At ve At Kurbanın Mitolojik Kökeni, Ritüel İşlevi ve Sembolik Sürekliliği Bağlamında Fenomenolojik Bir İnceleme
Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi , cilt.10, sa.2, ss.956-977, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 10 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.34083/akaded.1959859
- Dergi Adı: Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.956-977
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Çukurova Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu araştırma, Türk kültüründe atın mitolojik kökenlerini, bozkır kültüründeki işlevlerini ve at kurbanı ritüellerinin sembolik anlam dünyasını bütüncül bir yaklaşımla incelemektedir. Çalışmanın amacı, atın Türk kültürel sistemindeki merkezî konumunu ve yaratılış mitlerinden dinî ritüellere uzanan süreçte üstlendiği kozmolojik ve toplumsal işlevleri ortaya koymaktır. Araştırma, fenomenolojik araştırma deseni çerçevesinde yürütülerek veriler doküman incelemesi yöntemiyle toplanmıştır. Mitolojik anlatılar, destanlar, tarihsel kayıtlar, arkeolojik bulgular ve halk bilimi kaynakları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Veriler betimsel içerik analizi ve fenomenolojik yorumlama yöntemi ile çözümlenmiştir. Bulgular, atın Türk kültüründe ulaşım ve savaş aracı olmanın ötesinde kutsallık, kozmolojik aracılık, toplumsal statü, siyasal meşruiyet ve kültürel belleği temsil eden çok katmanlı bir sembolik yapı oluşturduğunu göstermektedir. Yaratılış mitleri, bozkır yaşamı, kurban ve cenaze ritüelleri, atın kutsallık anlayışı ile kültürel sürekliliğin temel taşıyıcılarından biri olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma, at merkezli inanç ve ritüellerin İslamlaşma sonrasında da yeni dinî ve kültürel bağlamlarda yeniden yorumlanarak varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, mitoloji, tarih, arkeoloji ve halk bilimi verilerini fenomenolojik bir çerçevede bir araya getirerek atın Türk kültüründeki çok katmanlı konumuna ilişkin literatüre disiplinler arası bir katkı sunmaktadır.
This study examines the mythological origins of the horse, its functions within the steppe culture, and the symbolic meanings of horse sacrifice rituals in Turkish culture through a holistic perspective. The primary aim is to reveal the central position of the horse within the Turkish cultural system and to explain its cosmological and social functions from creation myths to religious rituals. The study was conducted using a phenomenological research design, and the data were collected through document analysis. Mythological narratives, epics, historical records, archaeological evidence, and folklore sources were comparatively examined, and the data were analyzed through descriptive content analysis and phenomenological interpretation. The findings demonstrate that the horse represents a multilayered symbolic structure embodying sacredness, cosmological mediation, social status, political legitimacy, and cultural memory beyond its role as a means of transportation and warfare. Creation myths, steppe life, sacrifice, and funeral rituals indicate that the horse served as one of the principal carriers of sacred beliefs and cultural continuity. The study also reveals that horse-centered beliefs and rituals survived the Islamization process through reinterpretation within new religious and cultural contexts. Consequently, by integrating evidence from mythology, history, archaeology, and folklore within a phenomenological framework, this study offers an interdisciplinary contribution to the literature by explaining the multilayered symbolic position of the horse in Turkish culture