Televizyon Dizilerinin Şiddet Kategorisi Bağlamında İncelenmesi


Creative Commons License

ELPEZE ERGEÇ N. , ZATERİ İ.

16th International Symposium "Communication in the Millennium", Eskişehir, Türkiye, 25 - 28 Nisan 2018, ss.786-787

  • Basıldığı Şehir: Eskişehir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.786-787

Özet

Geleneksel yaklaşımlarda şiddet eylemlerinin niteliği ve bağlamına bakılmaksızın televizyon şiddetini sanal şiddet olarak görür ve homojen bir olgu olarak ele alır. Oysa kurgusal şiddetin biçim ve yapısını incelemek yoğunluk derecesi, rahatsızlık etme düzeyini ne tip mesajların kullanıldığını ortaya koymak gereklidir. Nitekim bir çizgi dizideki şiddet içeriği ile haberdeki ya da dizilerdeki şiddet içeriği birbirinden farklıdır.
Şiddeti uygulayan ile şiddete maruz kalanların (veya her ikisi de aynı anda söz konusu olabilir) örüntüleri ve izledikleri yollar, televizyon drama dünyasında yer alan farklı insan grupları için tehlike ve fırsatların diferansiyel aritmetiğini sağlar (Gerbner ve Gross, 2014: 360-361). Yargısal olarak, şiddet içeriği olduğu için yayından kaldırılması konusunda RTÜK başvurusu yapılan “Siyah Beyaz Aşk” dizisi çalışmanın örneklemini oluşturmuştur.

Çalışmada şiddet tasvirlerinin miktar (saymaca), yoğunluk (şiddetin ağırlığı) ve çekicilik (cazip bir unsur olarak kullanılması) bakımından farklılıkları temel alınarak içerik analizi yöntemi ile geliştirilen kodlama şeması kullanılmıştır. Bu şema geliştirilirken Mustonen ve Pulkkinen (1997)’in kullandığı kodlama biçimi temel alınarak dizideki unsurlara göre yeni başlıklar eklenmiş veya var olan sınıflandırmalar çıkartılarak kodlama şeması uyarlanmıştır. Programdaki şiddet miktarı fiziksel ya da sözel olduğuna bakılmaksızın
saymaca yoluna gidilmiştir. Bir bölümde toplam 46 adet şiddet eylemine rastlanmıştır. Şiddetin jenerik dahil toplam 144 dakikalık dizide görülme sıklığı ise ortalama 3,13 dakika olmuştur. Bir başka ifade ile dizi izleyicileri ortalama 3 dakikada bir şiddet eylemi izlemişlerdir. Şiddetin yoğunluğu alt sınıflandırmasındaki fiziksel şiddetin % 50 oranında dizi içinde yer aldığı bulgulanmıştır. Şiddet biçimlerinden sözel şiddet ise ortalama %40 oranında yer alırken, %10 oranında ise sözsüz saldırganlık biçimi tespit edilmiştir.

Çalışmada televizyon dizilerindeki şiddet içeriğinin şiddetin sunumundaki miktar, yoğunluk ve çekiciliğin değiştiğini bulgulanması bakımından ilginç verilere ulaşılmıştır. Çalışmada, kodlama ile elde edilen şiddet bağlamları kurgusal yapımların tasviri niteliğindedir. Bu yapılar televizyon şiddetinin etkili ya da etkisizliği üzerine tartışmadan çok, izleyicilerin olası zararlı etkilerine karşı bilinçlendirmeyi sağlayacağı öngörüsü ile ele alınmıştır. Genel olarak toplumda yaşanan şiddet olaylarına, dar anlamda ise medyada
şiddet çalışmalarına yol gösterici bir modele ihtiyaç vardır. Bu çalışma medyada şiddeti tasvir ederken, şiddetin ortaya çıkma biçimlerini değerlendirmiştir. Sonuç olarak çalışma, şiddete ilişkin medya içeriklerini değerlendirme kapasitesini arttırmayı amaçlamıştır.

In traditional approaches, regardless of the nature and context of violent acts, television violence is viewed as virtual violence and treated as a homogeneous phenomenon. However, in examining the form and structure of fictional violence, it is necessary to show what kind of messages are used and the intensity level as well as discomfort level. As a matter of fact, the content of violence in a cartoon series is different from the content of violence in the news or series. The patterns of the ones applying violence and exposed to violence (or both at the same time) and the paths they follow provide differential arithmetic of the dangers and opportunities for different groups of people in the world of television drama (Gerbner and Gross, 2014: 360-361). The sample of study was "Black and White Love" legal RTSC application of which was made for its removal from broadcasting due to its violence content.

The coding scheme developed by the content analysis method is used based on the differences in the amount of violence depictions (counting), intensity (severity of violence) and attractiveness (being used as an attractive element) in the study. When this scheme was developed, new titles were added according to the elements in the sequence based on the coding format used by Mustonen and Pulkkinen (1997), or coding schemes were adapted by extracting existing classifications. Regardless of whether the amount of violence in the program is physical or verbal, it was counted. A total of 46 acts of violence were found in one section. The incidence of violence in the total 144 minutes including generics was 3.13 minutes. In other words, the series audience followed a violent action in averagely every 3 minutes. It was found that physical violence in the subdivision of severity of violence was included in the series at a ratio of 50%. Verbal violence was found to be at a ratio of 40% in average and nonverbal aggression pattern ratio was detected to be at a ratio of 10%.

In the study, the content of the violence in the television series was found to be interesting in terms of detecting the amount, intensity and attractiveness of the presentation of violence. In the study, the contexts of violence obtained by coding were in the nature of fictional productions. These constructs were dealt with in anticipation of the awareness of possible harmful effects of the spectators, rather than discussing the effectiveness or ineffectiveness of television violence. In general, there is a need for a model to guide the acts of violence in the society and in the narrow sense the violence related studies in the media. While this study portrays violence in the media, it assesses the ways in which violence occurs. As a result, the study aimed to increase the capacity of assessing media content for violence.