Medyada Çağdaş Kadın Söylemi Haydi Gel Bizimle Ol Televizyon Programı Üzerine Bir Değerlendirme


ELPEZE ERGEÇ N.

Uluslar arası Multidispliner Kadın Kongresi-Değişim ve Güçlenme, İzmir, Türkiye, 13 - 16 Ekim 2009, ss.370-382

  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.370-382

Özet

Bu çalışma, feminist teorinin üçüncü aşamasının medya düzleminde yansımasını incelemektedir. Feminist akım teorik olarak belli aşamalarla anlatılır. Mills (2002), feminizmin tarihini kronolojik olarak farklı “üç dalga” ile açıklar. Günümüz “Üçüncü dalga”  feminizm günlük, sıradan ve temel seviyedeki cinsiyet kimliğinin yeniden yapılandırılması ve belirli iletişim pratikleri ile ilişkilendirilmektedir. Mills’e göre üçüncü dalga feminizm sosyal yapısalcılık ya da post-yapısalcı feminizm gibi temel prensiplerden çok, birleştirici bir yapısal teoriyi ima eder. Ülkemizde üçüncü dalga feminizmde, kadının cinsiyet kimliğinin yapılandırılmasında kullanılan söylemler önemli bir faktör olarak karşımıza çıkar. Mills’in kastettiği üçüncü dalga feminizmde kadınların kimlik yapılandırmalarında çağdaşlık söyleminin, kadın için medyada nasıl inşa edildiği bu çalışmanın temel sorusudur. Feminist söylemlerin medyada çağdaşlık boyutuna eklemlenmesi, ulusal kanal NTV’de yayımlanan “Haydi Gel Bizimle Ol”  programı örnekleminde incelenmiştir. Dört kadın tarafından sunulan ve konuların kadın bakış açısıyla tartışıldığı bu programda, ataerkil söylemlerin tersine çağdaş kadına bir çağrı ve yönlendirme söz konusudur. Kadına ait anlamlar dünyasına bir genişleme yarattığı ve bir karşı çıkışla sunulması nedeniyle var olan kadına dair yayım mesajlarından farklılık arz etmektedir. Bu farklılık ve feminist yaklaşımlarla ortaya konulan söylemler bu nedenle incelenmeyi hak etmektedir. Çünkü medya dünyasında ilk defa cinsel öğe olarak kullanılan, ötelenen ya da bir simge olarak kullanılan kadın anlatımının yerine, feminist söylemleri üreten bir yapım gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kadın olmanın genişletilmiş anlamları yanında, üretilen bu söylemlerin ataerkil söylemler üzerinden eklemlendiği bir bulgu olarak tespit edilmiştir. Çalışma, kadına ilişkin söylemlerin öncelendiği ortamlarda dahi, ataerkil hegemonyanın söylemlerinden uzaklaşılamadığını ortaya koymuştur.