Evaluation of the Relationship Between Maxillary Posterior Teeth and Maxillary Sinus Mucosal Thickening Using CBCT: Pilot Study


Evin A., Duyan Yüksel H., Soydan Çabuk D., Evlice B.

2. Genç ORAD Sempozyumu, Adana, Turkey, 5 - 09 March 2024, pp.1

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Adana
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1
  • Çukurova University Affiliated: Yes

Abstract

Objective: This study aimed to evaluate the relationship between maxillary posterior teeth

and maxillary sinus mucosal thickening using cone beam computed tomography (CBCT).

Methods: This retrospective study included CBCT images of healthy individuals aged 18-60

years. Premolar and molar teeth were examined due to their proximity to the maxillary sinus.

The relationship between the teeth and the maxillary sinus was classified as “no contact, in

contact, or inside the root sinus”. The presence of apical lesions was classified as "absent or

present." Additionally, tooth absence was recorded. Maxillary sinus mucosal thickening was

measured separately for each tooth region. Mann-Whitney U test and Kruskal-Wallis test were

used for statistical analysis. A significance level of p <0.05 was determined.

Results: A significant relationship was found between tooth-sinus relationship and mucosal

thickening. Mucosal thickening was higher when the tooth root was in contact with the sinus

floor or within the sinus. A significant relationship was found between apical lesions and

mucosal thickening. Mucosal thickening was higher in the presence of an apical lesion.


Conclusion: Clinicians should pay attention to interactions between dental factors and the

maxillary sinus. Further studies examining additional parameters are needed in the future.

Keywords: apical lesion, cone-beam computed tomography, maxillary sinus, mucosal

thickening

Amaç: Bu çalışmada maksiller posterior dişler ile maksiller sinüs mukozal kalınlaşması

arasındaki ilişkinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) kullanılarak değerlendirilmesi:

amaçlandı.

Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya 18-60 yaş arasındaki sağlıklı bireylerin KIBT görüntüleri

dahil edildi. Maksiller sinüse yakınlığından nedeniyle premolar ve molar dişler incelendi.

Dişler ile maksiller sinüs arasındaki ilişki “temas yok, temasta ya da kök sinüsün içerisinde”

olarak sınıflandırıldı. Apikal lezyon varlığı “yok ya da var” olarak sınıflandırıldı. Ayrıca diş

eksikliği durumu kaydedildi. Maksiller sinüs mukozal kalınlaşması her diş bölgesi için ayrı

ayrı ölçüldü. İstatiksel analizler için Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanıldı.

Anlamlılık seviyesi p<0.05 olarak belirlendi.

Bulgular: Diş sinüs ilişkisi ve mukozal kalınlaşma arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Diş

kökü sinüs tabanı ile temasta ya da sinüsün içerisinde ise mukozal kalınlaşma daha yüksekti.

Apikal lezyon ve mukozal kalınlaşma arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Apikal lezyon

varlığında mukozal kalınlaşma daha yüksekti.

Sonuç: Klinisyenler dental faktörler ile maksiller sinüs arasındaki etkileşimlere dikkat

etmelidir. İleride daha fazla parametrenin incelendiği çalışmalara ihtiyaç vardır.

Anahtar Kelimeler: apikal lezyon, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, maksiller sinüs,

mukozal kalınlaşma