TÜRKİYE?NİN YENİ ?ÖTEKİLERİ?: SURİYELİLER


Creative Commons License

ASLAN C.

Route Educational And Social Science Journal, cilt.4, ss.335-341, 2017 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 4
  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: Route Educational And Social Science Journal
  • Sayfa Sayıları: ss.335-341

Özet

2011 yılından beri Türkiye’ye gelen “Suriyeli Sığınmacılar”ın geçici misafirler olmaktan ziyade kalıcı bir nüfus oldukları anlaşıldı. Bu sığınmacılar steril, boşlukta değil bütün olarak yerel halkla, kurumlarla iletişim ve etkileşim halindedirler. Bu etkileşimler yardım şeklini aldığı gibi rekabete, çatışmalara da neden olabilmektedir. İşte bu etkileşim süreç sığınmacıların yeni “ötekiler” olarak Türkiye’de yerlerini almasına neden olmaktadır. Sığınmacılar öteki olması için birçok değişkene sahip olmasına rağmen kendini “Suriyeliler” olarak inşa etmektedir. Amaç: Yeni ötekiler olarak Suriyeli Sığınmacıların ötekileştirilmesi sürecine etki eden sosyolojik dinamiklerin neler ve nasıl bir etkiye sahip olduklarını tespit etmektir. Veri kaynağı ve Yöntem: Araştırmanın hedef kitlesi olan “Suriyeliler” ile ilgili yapılmış olan saha çalışmalarından elde edilen veriler ile kaydi verilerin betimsel değerlendirilmesidir. Bulgular: Suriyeli Sığınmacılar konusunda çalışmanın çok değişkenli analiz sonuçları göstermiştir ki yerel halkın sosyoekonomik seviyesi, mezhep, siyasal eğilimler gibi faktörlere bağlı olarak inşa olan “ötekileştirme” süreci sonunda, etnisite açısından oldukça zengin olan Türkiye’ye “Suriyeliler” yeni azınlık-etnise grup olarak eklenmektedir. Sonuç: Elde edilen bu bulgulardan Amerikan “erime potası” kuramını düşünür isek, gelen sığınmacıların Türkiyelileştirme potasına benzer potada eritmesi mümkün görülmemektedir. Öncelikle yerel halk böyle bir erimenin karşısındadır. Kısmi başarılar elde edilse dahi tıpkı Amerika’da olduğu gibi Protestan, Katolik vs. seçeneklere benzer Türkiye’de de Kürt potası, Sünni ve Alevi potası gibi olasılıklar söz konusudur. Ama her zaman onlar “Suriyeliler” olarak anılacaklar. Anahtar Kelimeler: Suriyeliler, Suriyeli Sığınmacı, Kültürel Temaslar, Öteki-Ötekileştirme

It has been understood that "Syrian Refugees" who come to Turkey since 2011 are a permanent population rather than temporary guests. These Refugees are in communication and interaction with the local people, institutions, not in the sterile space. These interactions can be the cause of conflicts and conflicts as well as help. This interaction leads the Refugees to take their place in Turkey as new "others". The Refugees are constructing themselves as "Syrians" despite having many variables for the other. Objective: To determine what the sociological dynamics of the Syrian Refugees' differentiating process have as a new alien and what kind of influence they have. Data source and method: It is a descriptive evaluation of the data obtained from field studies about the target mass of the research "Syrians". Findings: The results of the study of Syrian refugees showed that the "Syrians" as a new minority-ethnicity group in Turkey, which is very rich in terms of ethnicity at the end of the process of "otherization", which is built on the factors such as the socioeconomic level, sect, political tendencies of the local people it is added. Conclusion: If we consider the American "melting pot" theory from these findings, it is not possible to dissolve the asylum seekers similar to the Turkishization pot. First of all, local people are against such a melting. Protestant, Catholic, etc., just like in America, even if partial achievements are achieved. There are possibilities like Kurdish basket, Sunni and Alawi basket in Turkey. But they will always be called "Syrians". Keywords: Syrians, Syrian Refugee, Cultural Contacts, The other-Othering