Çukurova Popülasyonunda Maksiller Premolar Dişlerin Kanal Konfigürasyonu: Bir KIBT Analizi


Creative Commons License

Duyan H. , Evlice B.

Türk Dişhekimleri Birliği 25. Uluslararası Dişhekimliği Kongresi, İstanbul, Türkiye, 4 - 07 Eylül 2019, ss.331

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.331

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) taramalarından elde edilen görüntüler kullanılarak daimi maksiller premolar dişlerin kök kanal sisteminin anatomisini ve kök-kanal sayısını değerlendirmektir. Yöntem: Bu retrospektif, gözlemsel araştırmada, Ç.Ü. Diş Hekimliği Fakültesi’ne başvuran ve çeşitli nedenlerle KIBT taraması yapılmış 115 hastanın maksiller sağ ve sol birinci ve ikinci premolar dişleri incelendi. Değerlendirilen parametreler; yaş, cinsiyet, kök sayısı, kanal sayısı ve kanal konfigürasyonu (Vertucci sınıflandırması) idi. İstatistiksel analizler için Pearson ki kare testi kullanıldı. Anlamlılık düzeyi p=0.05 olarak belirlendi. Bulgular: Yaş ortalaması 36,27±15,18 olan, 59’u kadın, 56’sı erkek toplam 115 hastada 165 birinci premolar, 181 ikinci premolar olmak üzere toplam 346 maksiller premolar diş incelendi. Birinci premolarların 124’ünde (% 75,2) iki ayrı kökün varlığı tespit edildi. 129 ikinci premoların (% 71,3) ise tek köke sahip olduğu görüldü. En yaygın kanal konfigürasyonu birinci premolar için tip IV, ikinci premolar için tip II idi. Birinci premolar dişlerin kök sayısı ile cinsiyet arasında ve birinci premolar dişlerin kanal sayısı ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki varken (sırasıyla Pearson ki kare testine göre p=0,002 ve p=0,029) ikinci premolar dişlerin kök sayısı ile cinsiyet arasında ve ikinci premolar dişlerin kanal sayısı ile cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı (sırasıyla Pearson ki kare testine göre p=0,241 – p=0,128). Sonuç: Maksiller premolar kök/kanal sistemi anatomisinde endodontik tedaviyi zorlaştırabilecek önemli farklılıklara rastlanabilmektedir. Bu çalışma, birinci premolarlarda yüksek oranda iki ayrı kökün ve iki ayrı kanalın varlığını, ikinci premolarlarda yüksek oranda tek bir kökün ve tek bir kanalın varlığını, birinci premolarların büyük oranının tip IV ve ikinci premolarların ise çoğunluğunun tip II kök kanal konfigürasyonuna sahip olduğunu göstermiştir.

Bakground: The aim of this study was to evaluate the anatomy of the root canal system and the number of root-canal of permanent maxillary premolar teeth using images from cone-beam computed tomography (CBCT) scans. Methods: In this retrospective, observational study, maxillary right/left and first/second premolars of 115 patients who were screened with CBCT for variousreasonsin Cukurova University Faculty of Dentistry were examined. Evaluated parameters were age, gender, number of roots, number of canals and canal configuration (Vertucci’s classification). Pearson chi-square test was used for statistical analysis. Significance level was determined as p= 0.05. Results: A total of 346 maxillary premolars including 165 first premolars and 181 second premolars were examined in 115 patients (59 female, 56 male; average age was 36.27 ± 15.18.). Presence of two roots were shown in 124 (75.2%) of first premolars. 129 second premolars (71.3%) were found to have a single root. Most common canal configuration was type IV for first premolars and type II for second premolars. There was a significant relationship between number of roots and canals of first premolar teeth and gender (p= 0.002 and p =0.029, respectively, according to Pearson chi-square test). No significant relationship was found between number of roots and canals of second premolar teeth and gender (p= 0,241 and p= 0,128, respectively, according to Pearson chi-square test). Conclusion: In anatomy of maxillary premolar root/canal system, significant differences may be encountered that may complicate endodontic treatment. This study showed the ratio of two separate roots and two separate canals in the first premolars, and a single root and a single canal in the second premolars were high. Moreover, this study showed that the majority of first premolars had type IV and the majority of second premolars had type II configuration.