PREMÇAND'IN ÖYKÜLERİNDE KADIN MOTİFLERİ
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı / Hindoloji Bilim Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Prof. Dr. H. Derya Can
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
1880-1936 yılları arasında yaşamış olan
Munşī Premçand, Hindistan’da modern öykünün kurucusu oluşu ve toplumcu
gerçekçiliğin temsilcisi olmasından ötürü hem Hindistan’da hem de dünya
genelinde pek çok çalışmaya konu olmuş önemli bir yazardır. Premçand, aslen Hindu olmasına rağmen edebî
kariyerine Urdu dilinde başlamış, daha sonra Hindī dilinde eserler vermiştir.
Bunun doğal sonucu olarak da hem Hindī hem de Urdu edebiyatı tarafından
sahiplenilmesi de kaçınılmaz olmuştur. Premçand yazın hayatı boyunca toplumsal
olaylara değinmiş bir yazar olarak, Hint kültürüne ait motifleri kendi
eserlerinde özgün bir şekilde kullanmıştır. Premçand’ın öyküleri incelendiğinde
onun bir öyküsünün birden fazla motif barındırdığı görülmektedir. Premçand
öykülerinde ataerkil Hint toplum düzeni karşısında kadınların çaresizliğini gözler
önüne sermektedir. Premçand öykülerinde Hint toplumunda yer alan her sınıftan
(kast içi, kast dışı, Hindu, Müslüman) kadınlara genellikle de geleneksel Hint
kadını rollerine yer vermiştir. Bu kadın karakterler sevgi, saygı, nezaket,
hoşgörü ve alçakgönüllülükle kocasına ve onun ailesine hizmet eden fedakâr ve
vefakâr karakterler olarak karşımıza çıkmaktadır. Premçand öyküleri
aracılığıyla Hint kültüründe kadının yeri ve önemine ışık tutmakla kalmamış,
aslında kendisinin görmeyi arzuladığı ideal Hint kadınını resmetmiştir. Bu
çalışma kapsamında Premçand’ın Mānsarovar adlı sekiz ciltlik öykü derlemesinde
yazarın “ideal kadın” imajının iz düşümleri ortaya çıkarılmıştır. Öykü
metinleri üzerinden Hint kültürünü anlamaya yönelik olan bu çalışmada “yakın
okuma” edebi eleştiri tekniği kullanılmıştır. Bu sayede Premçand’ın
öykülerindeki kadın motifleri saptanmış buna göre öykülerin sınıflandırılması
yapılmıştır. Bu saptamalar yapılırken de sadece yazarın öykülerinin tek başına
içerdiği anlamlara odaklanılmamış, yazarın hayatından ve yaşadığı dönemden,
kullandığı dilden de yola çıkarak ve Hint kültürünü oluşturan temel kaynaklar
bağlamında da bir değerlendirme yapılmıştır.