YÜKSEKÖĞRETİMDE SINIR GENİŞLETME UYGULAMALARININ BEŞERİ SERMAYE GELİŞİMİ AÇISINDAN İNCELENMESİ: KURUMSAL BİR ETNOGRAFYA ÇALIŞMASI
Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri, Türkiye
Tez Danışmanı: Betül Balkar
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Bu araştırmanın amacı, yükseköğretim kurumlarında
akademik personel düzeyinde beşeri sermaye gelişimini destekleyen sınır
genişletme politikalarının kurumsal yapı ve kültür bağlamında incelenmesidir.
Bu amaçla, beşeri sermaye gelişimine katkıda bulunan sınır genişletme
politikalarının üniversite içinde anlamlandırılmasında belirleyici olan
kurumsal yapı ve kültür; kurumsal politikalar, sosyal bağlam, kurumsal söylem, güç
ilişkileri ve liderlik tarzı çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Nitel araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı
araştırma, kurumsal etnografya yaklaşımıyla yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma
grubunda, Çukurova Üniversitesi bünyesinde bulunan iki fakülte ve bir
yüksekokul bulunmaktadır.
Çalışma grubunda yer alan üniversite, “araştırma üniversitesi” olma
ölçütü doğrultusunda belirlenmiştir. Akademik birimlerin belirlenmesinde ise
ölçüt örnekleme yöntemi iki aşamalı bir yaklaşımla uygulanmıştır. Birinci
aşamada, “sınır genişletme uygulamalarına düzenli olarak dahil olan akademik
birimler arasında yer alma” ölçütü benimsenirken, ikinci aşamada “farklı
disiplin alanlarından akademik birimlerin çalışma grubuna dahil edilmesi”
ölçütü benimsenmiştir. Sonuç olarak, Fen Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Yabancı
Diller Eğitimi alanlarından iki fakülte ve bir yüksekokul düzeyinde toplam üç
akademik birim araştırmaya dahil olmuştur.
Araştırmanın verileri görüşme, gözlem ve doküman analizi
aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme verileri, çalışma grubunda yer alan akademik
birimlerde görev yapan yönetici ve öğretim elemanları ile yapılan yarı
yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Her akademik birimden iki
yönetici ve iki akademik personel (bir akademik birimde ise üç akademik
personel) ile görüşülmüştür. Görüşmeler kurum içi ve kurum dışı sınır
genişletme çalışmaları için ayrı ayrı gerçekleştirildiğinden her bir katılımcı
ile iki defa görüşme yapılmıştır. Gözlem verileri, araştırmanın yürütüldüğü
akademik birimlerde sınır genişletme uygulamalarına ilişkin yapılan toplantılar
ve çalışmaların araştırmacı tarafından katılımcı gözlemci rolü ile
gözlemlenmesi sonucunda elde edilmiştir. Her akademik birimin bir kurum içi ve
bir kurum dışı sınır genişletme toplantısı gözlemlenmiştir. Doküman inceleme
çalışmaları kapsamında ise çalışma grubunda yer alan akademik birimlerin,
araştırma verilerinin toplandığı süreçteki son üç yıla ait birim faaliyet
raporları, kurumsal iç değerlendirme raporları (öz değerlendirme raporları) ve
iş birlikli çalışma protokolleri incelenmiştir.
Araştırma verileri iki aşamalı bir yaklaşımla yürütülen
içerik analizi ile çözümlenmiştir. Birinci aşamada yürütülen içerik analizinde,
kurum içi ve kurum dışı sınır genişletme politikalarına ilişkin görüşme, gözlem
ve dokümanlardan elde edilen veriler, tümdengelimsel ve tümevarımsal analiz
yaklaşımlarının bir arada uygulanması ile çözümlenmiştir. İkinci aşamada yürütülen
içerik analizinde; görüşme, gözlem ve dokümanların analizi sonucunda belirlenen
tema, alt tema ve kodlar bir arada değerlendirilerek tümdengelimsel bir
yaklaşımla ikinci düzey bir analize tabi tutulmuştur. Bu aşamada
gerçekleştirilen içerik analizinde kurum içi ve kurum dışı sınır genişletme
politikaları da birlikte değerlendirilmiştir.
Araştırmanın sonuçlarına göre, sınır genişletme çalışmaları
daha çok üniversitenin araştırma alt yapısını güçlendirme, akademik personelin
mesleki gelişimini destekleme ve üniversitenin toplumsal katkı faaliyetlerini
artırma bağlamındaki kurumsal politikalar ile yönlendirilmektedir. Sınır
genişletme çalışmalarının, üniversitenin araştırma alt yapısını geliştirerek
akademik personelin de araştırma yürütme kapasitesini artırdığı anlaşılmıştır.
Üniversitenin, sınır genişletme çalışmaları bağlamında özellikle bulunduğu
bölgedeki dış paydaşlarla iş birlikli çalışmalar yaptığı ve bölgesel sorunlara
ve ihtiyaçlara hitap etmeyi önceliklendirdiği ortaya çıkmıştır.
Sınır genişletme politikalarının sosyal bağlamının beşeri
sermaye gelişimi bağlamında değerlendirilmesi sonucunda, bu politikaların
üniversite içinde demokratik, katılımcı ve paylaşımcı bir çalışma ortamı
oluşturduğu ve böylece akademik personelin beşeri sermaye gelişimini
destekleyici bir örgüt kültürü ve ikliminin ortaya çıktığı sonucuna
ulaşılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü üniversitenin kurumsal söyleminin, Türk
yükseköğretim sistemindeki genel eğilimlerle uyumlu bir şekilde; topluma fayda
sağlama, uluslararasılaşma ve iş birliği yoluyla kurumsal kapasiteyi artırma
hedeflerine odaklandığı anlaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, kurumsal söylemde yer
verilen sınır genişletme çalışmalarının, akademik personelin mesleki gelişimi
bağlamında da ele alındığını ve bu çalışmaların görünürlüğünün, akademik
personelin ürettiği akademik çıktılara da bağlandığını göstermektedir.
Araştırmanın sonuçlarına göre, üniversite ve dış
paydaşlarının çalışma sistemlerindeki farklılık ve birbirlerinin kurumsal
işleyişine dair yeterli bilgiye sahip olmamaları, güç ilişkilerinde bir
belirsizlik faktörü olarak ortaya çıkmakta ve güç dengesinin kurulmasını
zorlaştırmaktadır. Ancak, özellikle dış paydaşların üniversitenin hem
uzmanlığına hem de etik işleyişine güvenmeleri, güç ilişkilerinde çatışmayı
engelleyen bir işlev göstermektedir. Araştırmanın sonuçları, sınır genişletme sürecinde
taraflar arasında bir güç dengesi kurulmasının, akademik personelin iş birlikli
çalışmalar bağlamındaki bilgi ve deneyim alışverişini kolaylaştırarak beşeri
sermayelerindeki gelişimi de desteklediğini göstermiştir.
Sınır genişletme politikalarını hayata geçiren sınır
genişletici liderlerin, sistem düşüncesine sahip oldukları ve böylece
üniversitenin iç ve dış sınırlarını etkileyen faktörlere ilişkin yüksek bir
anlayış ve farkındalık ile çalıştıkları ortaya çıkmıştır. Sınır genişletici
liderlerin yenilikçi, üretken ve demokratik bir çalışma ortamı tesis ederek
sınır genişletmeye elverişli bir çalışma kültürünün ve ikliminin
oluşturulmasına öncülük yaptıkları anlaşılmıştır. Sınır genişletici liderlerin
iletişime, öğrenmeye ve gelişime adanmış bir tutum sergileyerek akademik
personeli de kişisel, sosyal ve mesleki gelişime yönlendirdikleri sonucuna
varılmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda, üniversitelerdeki sınır
genişletme çalışmalarının etkili bir şekilde gerçekleştirilmesine ve akademik
personelin beşeri sermaye gelişiminde bir araç olarak kullanılabilmesine
yönelik öneriler sunulmuştur.