Doğu Akdeniz (Türkiye) Miyosen Havzalarının Sr İzotop ve Paleontolojik Yöntemlerle Yaşlandırılması ve Stratigrafik Korelasyonu


Nurlu N., Ünlügenç Ü. C. (Executive), Akıncı A. C., Şafak Ü.

Project Supported by Higher Education Institutions, 2021 - 2023

  • Project Type: Project Supported by Higher Education Institutions
  • Begin Date: June 2021
  • End Date: June 2023

Project Abstract

Doğu Akdeniz, Neo-Tetis çarpışma bölgesinde, esas olarak Mesozoyik kıta kuşağı ve Sina plakasının kuzey kısmının bitişik okyanus kabuğu kompleksinden oluşmaktadır. Son zamanlardaki büyük hidrokarbon yataklarının keşfi, bu bölgeye önemli ölçüde dikkat çekmektedir. Bölgede yapılmış çok sayıda çalışma ile elde edilen gravimetrik, manyetik, paleomanyetik, tektonik, yapısal ve paleocoğrafik verilerin analizi bu bölgenin tektonik evrimine büyük ölçüde ışık tutmaktadır. Bölgenin kuzey kesimleri Anadolu yarımadasının güney sahilleri ile temsil edilmekte ve karada çok sayıda izole Miyosen sedimenter havza ihtiva etmektedir. Toros kuşağının güney kesimlerinde yer alan bu havzaların stratigrafik özellikleri ve ünitelerin detaylı yaş tayinleri ile korelasyonu bölge jeolojisinin anlaşılmasında büyük öneme sahiptir. Anadolu’nun Akdeniz sahili boyunca uzanan bu Miyosen havzalar batıdan doğuya doğru Kasaba Havzası, Manavgat-Aksu Havzası, Mut-Ermenek-Silifke Havzası, Adana Havzası ve İskenderun Havzasıdır. Çalışmanın amacı Doğu Akdeniz bölgesinde Anadolunun bu tüm güney sahilleri boyunca uzanan bu havzalar bünyesindeki istifleri paleontolojik ve sedimanter tayinlerle desteklenen stronsiyum analizleri ile yaşlandırarak stratigrafik bir korelasyon yapmaktır. Sr kemostratigrafisi özellikle paleontoloji ve petrografi verileriyle korelasyona ve desteklenmeye ihtiyaç duyan bir izotop yöntemi olup, günümüzde özellikle paleontolojik, paleoekolojik, paleoortamsal ve stratigrafik araştırmalarda izotopik (87Sr/86Sr) yöntemlerinden faydalanma giderek artmaktadır. Bölgede daha önce bu şekilde geniş kapsamlı bir stratigrafik korelasyon ve yaşlandırma çalışması yapılmamış olup, bu çalışma ile elde edilen veriler Doğu Akdeniz’deki tüm jeolojik tarihçeyi daha iyi anlamamıza yarayacak önemli veriler sağlayacaktır.